<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Deri arşivleri &#8226; Doktorca</title>
	<atom:link href="/deri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>/deri/</link>
	<description>Sağlıcakla..</description>
	<lastBuildDate>Sat, 09 Jan 2021 16:59:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.1</generator>

<image>
	<url>/wp-content/uploads/2020/11/cropped-doktorca-32x32.png</url>
	<title>Deri arşivleri &#8226; Doktorca</title>
	<link>/deri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kıl dönmesine en iyi çözüm</title>
		<link>/kil-donmesine-en-iyi-cozum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doktorca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Dec 2020 19:03:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">/?p=497</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıl dönmesi vücudun kıllı olan her yerinde görülebilir. En sık kuyruk sokumunda olur. Başlarda sıradan bir sivilce veya çıban gibi ortaya çıkar ve uzun süre sinsi bir şekilde ilerler. Kıl dönmesine Latincede Pilonidal kist veya sinüs denir. Kıl dönmesi neden olur? Kıl Dönmesi teknolojinin ilerlemesi ile birlikte yaygın hale geldi. Masa başı iş yapanlarda kuyruk ... <a title="Kıl dönmesine en iyi çözüm" class="read-more" href="/kil-donmesine-en-iyi-cozum/" aria-label="Read more about Kıl dönmesine en iyi çözüm">Devamını oku</a></p>
<p><a href="/kil-donmesine-en-iyi-cozum/">Kıl dönmesine en iyi çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-medium-font-size">Kıl dönmesi vücudun kıllı olan her yerinde görülebilir. En sık kuyruk sokumunda olur.</p>



<span id="more-497"></span>



<p>Başlarda sıradan bir sivilce veya çıban gibi ortaya çıkar ve uzun süre sinsi bir şekilde ilerler. Kıl dönmesine Latincede Pilonidal kist veya sinüs denir. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Kıl dönmesi neden olur?</h2>



<p>Kıl Dönmesi teknolojinin ilerlemesi ile birlikte yaygın hale geldi. Masa başı iş yapanlarda kuyruk sokumu bölgesindeki dökülen kıllar ve sakral bölgenin&nbsp;deri&nbsp;tahrişleri bir çok insanda kıl dönmesine neden olmaktadır. Önceleri erkeklerde daha fazla görülürdü ancak günümüzde bayanlarda da sık oluşmaya başladı.</p>



<p>Kıl dönmesi için henüz bilinen bir neden yoktur. Şişmanlık, kıllı vücut, kuyruk sokumunun gömük olması ve bu bölgeye uygulanan uzun süreli basınç (örneğin şoförler ve masa başı çalışanlar) durumları sebepler arasında olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kıl dönmesi nasıl anlaşılır?</h2>



<p>Sivilce tarzında başlayan bu hastalık son safhalara kuyruk sokumunda şişlik, ağrı ve kötü kokulu akıntıya neden olur. Bazen bacaklarda uyuşma ve kasılmalara da yol açar. Maalesef hastalar ancak bu aşamada tedavi arayışına başlar.</p>



<p>Bu aşamada yukarıdaki şekilde görüldüğü gibi&nbsp;bölgede oluşan kesenin (kist) ağız kısmından dökülen kıllar ve diğer deri uzantıları vakum etkisiyle kesenin içine doğru çekilir ve orada enfeksiyon ve abse oluşumuna neden olur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Nasıl tedavi edilir?</h2>



<p>Çoğu zaman kesenin ağzı kendiliğinden açılır abse boşalır. Tabi hasta da rahatlar. Bu kısır döngü yıllarca böyle devam eder. Hastalar geçici ve ilkel yöntemlerle bu durumu çözmeye çalışır. Krem sürer, soğan bağlar, ot koyar.</p>



<p>Halbuki Kıl dönmesi başlangıçta çok basit bir cerrahi yöntemle tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlerleyen safhalarda çok ciddi ameliyatlar gerekebilir. Ne yazık ki hastaların %80&#8217;i ancak ilerleyen aşamalarda tedavi amacıyla&nbsp;başvuru yapar.</p>



<p>Bir defa kesinlikle unutulmamalı ki Kıl dönmesi&nbsp;bir hastalıktır, sivilce, akne, iltihap, enflamasyon, abse, irin, vb bir durum değildir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Tedavi Yöntemleri</h3>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Ameliyatsız Yöntemler</strong><ul><li><strong>Fenol Tedavisi</strong></li><li><strong>Lazer Plionidal Sinüs Ablasyonu</strong></li></ul></li><li><strong>Cerrahi Yöntemler</strong><ul><li>Mikro Sinüsektomi</li><li>Açık Ameliyat</li><li>Kapalı Ameliyat (Flep)</li></ul></li></ul>



<p>Hastalar genelde geç evrelerde tıbbi destek talebinde bulunur. Bu durum da hastalığın tekrarlamasına ve hastanın hayat kalitesinin düşmesine ve beraberinde psikolojik sorunlara&nbsp;neden olmaktadır.</p>



<p>Bu gibi olumsuz durumlarla karşılaşmamak için hastaların tedavi öncesi hekimlerle fikir alışverişi içinde olmaları ve yapılacak olan tedavi yöntemiyle&nbsp;ilgili detaylı bilgi almaları gerekir.</p>



<p>Fenol tedavi yönteminde lokal anestezi altında Kıldönmesi bölgesine kristalize fenol uygulanır. Özellikle ilk evre ve komplike olmayan olgularda kullanılır. Bu yöntemle yapılan tedavilerde nüks oranı yüksektir.</p>



<p>Son yıllarda <a href="/lazerle-hemoroid-tedavisi-2021/" class="rank-math-link">lazer</a> tedavisi yapılmaktadır. Fakat bu yöntem her hasta için geçerli değildir. İlk evrelerdeki kıl dönmeleri ve özellikle <a href="/iste-anal-apsenin-4-belirtisi/" class="rank-math-link">abse</a> ve enfeksiyonun olmadığı olgularda daha başarılı sonuçlar elde edilebilir. Tekrarlayan vakalarda cerrahi yönteme geçilebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Kıl Dönmesi ameliyatı</h3>



<p>Eskiden cerrahlar tarafından kıl dönmesi bölgesi tamamen çıkartılıp açık yara olarak pansumanlara devam edilirdi (<strong>Açık ameliyat</strong>). Bu durumda yaranın iyileşme süresi çok uzun sürdüğü gibi (4-8 ay) tekrarlama riski de (nüks) yüksekti. Yarı iyileşmesini hızlandırmak için yara kenerları içe doğru kıvrılıp dikilebilir ve bu yönteme &#8220;<strong>Marsupializasyon</strong>&#8221; denir.</p>



<p>Eski yöntemlerle yapılan ameliyatlarda tekrarlama (nüks) oranı %50 idi (her 10 hastanın 5&#8217;sinde). Günümüzde, bu yöntemler hala birçok cerrah tarafından uygulanmaktadır.</p>



<p><strong>Primer eksizyon</strong> ameliyatı genelde kıl dönmesinin ilk evrelerinde yapılan bir ameliyat çeşitidir. Bu ameliyatta kıl dönmesi bölgesi küçük baklava tarzı kesiyle (eliptik insizyon) çıkartılır ve geriye kalan normal doku yaklaştırılarak dikilir. Bu yöntem kıl dönmesi hastalığının ilerleyen aşamalarında uygulandığında tekrarlama riski neredeyse kaçınılmazdır.</p>



<p>Mikro Sinüsektomi yöntemi ise primer eksizyonun bir başka çeşitidir. Bu yöntemde küçük bir kesi (1-2cm) aracılığı ile kıldönmesi bölgesi etrafını saran kapsül ile birlikte çıkarılır. </p>



<p>Flep (yama) yöntemlerinin uygulanması ile birlikte bu oran çok ciddi bir şekildi düşürüldü. Son yıllarda <strong>flep çevirilmesi</strong> (yama) ile ameliyat olan 100 hastanın sadece 5-10&#8217;da tekrarlama görülüyordu (%5-10).</p>



<p>Kuyruk sokumu&nbsp;bölgesindeki orta hat oluğunu kaydırmak veya kaybetmek için bir çok cerrahi yöntem geliştirilmiştir. Bu yöntemlerin hemen hemen tamamında yama (flep=flap) uygulanmaktadır. Flep uygulaması ise kalça bölgesinden alınan temiz deri ve deri altı dokusunun bu bölgeye transfer edilmesidir. Flep uygulamasının başarı ve ameliyat sonrası tekrarlama (nüks) oranı ise cerrahın deneyim ve yöntemine bağlıdır. </p>



<p>İlerleyen kıl dönmesi vakalarında yapılacak ameliyatın en önemli amacı kuyruk sokumu (sakral) bölgesinde bulunan orta hat oluğunu kaydırmak veya tamamen kaybetmektir. Böylelikle tekrarlama şansı çok düşük olacaktır.</p>



<p>2006 yılından bu yana uyguladığımız yöntem ise Limberg-Rohmboid Flap ameliyatının bir değişik versiyonudur (Modified Flap). Bu yöntemdeki en önemli modifikasyon ise kalça (gluteal) bölgesindeki orta hat çukurunu tamamen yana doğru kaydırmak ve insizyon hattının nötr ve gerilimsiz bir şekilde bölgeye uyarlamak olmuştur. </p>
<p><a href="/kil-donmesine-en-iyi-cozum/">Kıl dönmesine en iyi çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şarbon bulaşıcı bir hastalık mı?</title>
		<link>/sarbon-bulasici-bir-hastalik-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doktorca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Dec 2020 16:43:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">/?p=439</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şarbon hastalığı, Bacillus anthracis olarak bilinen gram-pozitif, çubuk biçimli bakterilerin neden olduğu ciddi bir hastalıktır. Nadir olsa da, insanlar enfekte hayvanlarla veya kontamine hayvan ürünleriyle temas ettikleri takdirde hasta olabilirler. Şarbon bulaşıcı bir hastalık değildir , yani soğuk algınlığı veya grip gibi yakalanmazsınız. Hayvanlar nasıl enfekte olur? Sığırlar, koyunlar, keçiler, antiloplar ve geyikler gibi yerli ... <a title="Şarbon bulaşıcı bir hastalık mı?" class="read-more" href="/sarbon-bulasici-bir-hastalik-mi/" aria-label="Read more about Şarbon bulaşıcı bir hastalık mı?">Devamını oku</a></p>
<p><a href="/sarbon-bulasici-bir-hastalik-mi/">Şarbon bulaşıcı bir hastalık mı?</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Şarbon hastalığı, <strong><em>Bacillus anthracis</em></strong> olarak bilinen gram-pozitif, çubuk biçimli bakterilerin neden olduğu <strong>ciddi bir hastalıktır</strong>. Nadir olsa da, insanlar enfekte hayvanlarla veya kontamine hayvan ürünleriyle temas ettikleri takdirde hasta olabilirler.</p>



<span id="more-439"></span>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p> Şarbon <strong>bulaşıcı bir hastalık değildir</strong> , yani soğuk algınlığı veya grip gibi yakalanmazsınız.</p></blockquote>



<h2 class="wp-block-heading">Hayvanlar nasıl enfekte olur?</h2>



<p>Sığırlar, koyunlar, keçiler, antiloplar ve geyikler gibi yerli ve vahşi hayvanlar, kontamine topraklarda, bitkilerde veya sudaki sporlardan enfekte olabilirler.</p>



<h2 class="wp-block-heading">İnsanlar nasıl enfekte olur?</h2>



<p>Sporlar vücuda girdiğinde insanlar enfekte olurlar. Antraks sporları vücuda girdiğinde, “aktive edilebilirler”. Aktif hale geldiklerinde, bakteriler çoğalır, vücutta yayılabilir, toksinler üretir (zehirler) ve ağır hastalığa neden olabilirler.</p>



<p>Bu, insanlar sporlarda nefes aldıklarında, sporlarla kontamine olmuş yiyecek veya içecek suları yediklerinde veya cildin kesilmesinde veya kazıyarak spor yaptıkları zaman meydana gelebilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/sarbon2.jpg" alt="Şarbon bulaşıcı bir hastalık mı?" class="wp-image-440" width="800" height="225" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/sarbon2.jpg 800w, /wp-content/uploads/2020/12/sarbon2-300x84.jpg 300w, /wp-content/uploads/2020/12/sarbon2-768x216.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Antraks nerede bulunur?</h2>



<p>Şarbon, Orta ve Güney Amerika, Sahra altı Afrika, orta ve güneybatı Asya, güney ve doğu Avrupa ve Karayipler tarım bölgelerinde en yaygın olanıdır. Hastalık, hayvanları rutin olarak aşılayan veteriner halk sağlığı programları olmayan ve gelişmekte olan ülkelerde daha yaygındır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Belirtiler</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/1arbon1.jpg" alt="Şarbon bulaşıcı bir hastalık mı?" class="wp-image-441" width="800" height="225" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/1arbon1.jpg 800w, /wp-content/uploads/2020/12/1arbon1-300x84.jpg 300w, /wp-content/uploads/2020/12/1arbon1-768x216.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Semptomlar enfeksiyonun türüne bağlıdır ve 1 gün ile 2 aydan daha uzun sürede ortaya çıkabilir. Hastalığın tüm tipleri, tedavi edilmezse, vücuda yayılma potansiyeli taşır ve ciddi hastalığa ve hatta <strong>ölüme neden olurlar</strong>. Hastalığın belirtileri <strong>dört ana sistemde</strong> ortaya çıkar</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/sarbon-deri-lezyonu.jpg" alt="bilek üstü kuantum ülseri" class="wp-image-442" width="200" height="160"/><figcaption>bilek üstü kuantum ülseri</figcaption></figure>



<ol class="wp-block-list"><li>Deri-Cilt</li><li>Solunuma</li><li>Sindirim</li><li>Enjeksiyon şarbonu</li></ol>



<h3 class="wp-block-heading">Deri-Cilt şarbonu (Kutanöz Antraks) belirtileri şunları içerebilir:</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/cilsarbonu.jpg" alt="cilt şarbonu" class="wp-image-443" width="150" height="150" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/cilsarbonu.jpg 150w, /wp-content/uploads/2020/12/cilsarbonu-120x120.jpg 120w" sizes="auto, (max-width: 150px) 100vw, 150px" /></figure>



<ul class="wp-block-list"><li>Kaşıntıya neden olabilecek bir grup küçük kabarcık</li><li>Yaraların etrafında şişlik oluşabilir</li><li>Küçük kabarcıklardan sonra ortaya çıkan merkezinde siyah noktalı ağrısız bir cilt yarası (ülser)</li><li>Çoğu zaman yara, yüz, boyun, kol veya ellerde olur.</li></ul>



<h3 class="wp-block-heading">Solunum Şarbonu belirtileri şunları içerebilir:</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/solunum-sarbonu.jpg" alt="solunum sarbonu" class="wp-image-444" width="150" height="150" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/solunum-sarbonu.jpg 150w, /wp-content/uploads/2020/12/solunum-sarbonu-120x120.jpg 120w" sizes="auto, (max-width: 150px) 100vw, 150px" /></figure>



<ul class="wp-block-list"><li>Ateş ve titreme</li><li>Göğüs rahatsızlığı, Nefes darlığı,&nbsp;Öksürük</li><li>Karışıklık veya baş dönmesi</li><li>Mide bulantısı, kusma veya mide ağrıları</li><li>Baş ağrısı, Terleme (genellikle sırılsıklam)</li><li>Aşırı yorgunluk ve Vücut ağrıları</li></ul>



<h3 class="wp-block-heading">Sindirim (Gastrointestinal) şarbonu belirtileri şunları içerebilir:</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/sindirim-sarbonu.jpg" alt="sindirim şarbonu" class="wp-image-445" width="150" height="150" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/sindirim-sarbonu.jpg 150w, /wp-content/uploads/2020/12/sindirim-sarbonu-120x120.jpg 120w" sizes="auto, (max-width: 150px) 100vw, 150px" /></figure>



<ul class="wp-block-list"><li>Ateş ve titreme</li><li>Boyun ve boyun bezlerinin şişmesi</li><li>Boğaz ağrısı</li><li>Ağrılı yutma (<a href="/odinofaji-nedir/" class="rank-math-link">Odinofaji</a>)</li><li>Ses kısıklığı</li><li>Bulantı ve kusma, özellikle kanlı kusma İshal veya kanlı ishal</li><li>Baş ağrısı Kızarma (kırmızı yüz) ve kırmızı gözler</li><li><a href="/gobek-deligi-agrisinin-nedenleri/" class="rank-math-link">Karın ağrısı</a></li><li>Bayılma</li><li>Karın şişmesi (mide)</li></ul>



<h3 class="wp-block-heading">Enjeksiyon şarbonu belirtileri şunları içerebilir:</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/enjeksiyon-sarbonu.jpg" alt="enjeksiyon şarbonu" class="wp-image-446" width="150" height="150" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/enjeksiyon-sarbonu.jpg 150w, /wp-content/uploads/2020/12/enjeksiyon-sarbonu-120x120.jpg 120w" sizes="auto, (max-width: 150px) 100vw, 150px" /></figure>



<ul class="wp-block-list"><li>Ateş ve titreme</li><li>İlacın nerede enjekte edildiğini gösteren bir grup kaşıntı veya şişlikler</li><li>Ağrısız bir cilt, kabarcıklardan sonra ortaya çıkan siyah bir merkez ile deri yarası.</li><li>Boğazın etrafında şişlik</li><li>Cildin altında ya da ilacın enjekte edildiği kasın derinliğinde apseler</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kimler Risk altında?</h2>



<p>Antraks sporlarıyla temas eden herkes hastalanma riski taşıyor olabilir. Çoğu insan asla hastalığa maruz kalmayacak. Bununla birlikte, bazı insanları başkalarına göre daha fazla maruz kalma riski taşıyan faaliyetler vardır.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Hayvansal Ürünleri Kullanan Kişiler</li><li>Veterinerler</li><li>Hayvancılık üreticileri</li><li>Gezginler</li><li>Laboratuvar uzmanları</li><li>Antraks sporları içeren bir biyo-terör olayı sırasında maruz kalabilecek posta işçileri, askeri personel ve müdahale çalışanları</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">Teşhis</h2>



<p>Çoğu vakada klinik bulgularla ve detaylı bir anemnez ile tespit edilir. Özellikle yukarıda bahsettiğimiz risk grubundaki insanlarda detaylı anemnez alınması ve fiziki muayene yapılması gereklidir. Klinik bulgularla birlikte bazı testler istenebilir. Örneğin göğüs filmi veya BT.<br>Şarbon tanısını doğrulamanın tek yolu:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Kandaki antikorları veya toksinleri ölçmek</li><li>Bacillus anthracis için doğrudan örnek testi (kan, cilt lezyonu, omurilik sıvısı, solunum salgıları)</li></ul>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Örnekler antibiyotik tedavisinden önce alınmalıdır. </p></blockquote>



<h2 class="wp-block-heading">Tıbbi bakım</h2>



<p>Bu hastalık antibiyotiklerle önlenebilir ve tedavi edilebilir. Hastalığı önlemek için aşı vardır, ancak sadece risk altındaki yetişkinlerin belirli gruplarında rutin kullanım için tavsiye edilir. bir insanda belirtiler varsa, tam iyileşme şansına sahip olmak için mümkün olduğunca çabuk tıbbi bakım alması önemlidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tedavi</h2>



<p>Antibiyotikler ve antitoksin dahil olmak üzere hastaları tedavi etmek için çeşitli seçenekler mevcuttur. Şiddetli vakaların hastaneye yatırılması gereklidir.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p> <strong>Unutmayın !</strong>  Şarbon tedavi edilmediğinde ölümcül bir hastalık olabilir. </p></blockquote>



<h2 class="wp-block-heading">Şarbon neden bu kadar tehlikelidir?</h2>



<p>Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), antraksın biyolojik bir saldırıda kullanılacak en muhtemel ajanlardan biri olduğunu göstermektedir. Bunun nedeni, yayılması (yayılması) ve yaygın hastalık ve ölüme neden olabilmesidir.</p>



<p><strong>biyo-terör saldırısı için etkili bir ajan haline getirmesinin diğer nedenleri:</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Doğada kolayca bulunur.</li><li>Laboratuarda üretilebilir.</li><li>Sıkı depolama koşulları olmadan uzun süre dayanabilir.</li><li>Daha önce biyo-terör saldırılarında kullanıldı.</li><li>Çok fazla dikkat çekmeden kolayca toz veya sprey şeklinde salınabilir.<br>Şarbon sporları mikroskobiktir. Tat, koku veya görme ile fark edilmeyebilirler.</li></ul>



<div class="schema-faq wp-block-yoast-faq-block"><div class="schema-faq-section" id="faq-question-1608590956237"><strong class="schema-faq-question">Şarbon nedir?</strong> <p class="schema-faq-answer">Şarbon hastalığı, <strong><em>Bacillus anthracis</em></strong> olarak bilinen gram-pozitif, çubuk biçimli bakterilerin neden olduğu <strong>ciddi bir hastalıktır</strong>.</p> </div> <div class="schema-faq-section" id="faq-question-1608591010228"><strong class="schema-faq-question">Şarbon bulaşıcı mı?</strong> <p class="schema-faq-answer">Hayır ! Şarbon <strong>bulaşıcı bir hastalık değildir</strong></p> </div> </div>



<p>Kaynak:</p>



<p><a href="https://www.healthline.com/health/anthrax" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer" aria-label=" (yeni sekmede açılır)">https://www.healthline.com/health/anthrax</a></p>



<p><a href="https://www.cdc.gov/anthrax/index.html" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer" aria-label=" (yeni sekmede açılır)">https://www.cdc.gov/anthrax/index.html</a></p>
<p><a href="/sarbon-bulasici-bir-hastalik-mi/">Şarbon bulaşıcı bir hastalık mı?</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anti aging: Yaşlanmayı geciktirme fantezisi</title>
		<link>/anti-aging-yaslanmayi-geciktirme-fantezisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doktorca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Dec 2020 14:29:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">/?p=393</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anti aging ile ilgili diyetler, ilaçlar ve takviyeler dahil olmak üzere bir sürü ürünün yaşlanmaya karşı olduğu söylenir. Sizce bunlar hepsi palavra olabilir mi? Burada, yaşlanma sürecini geciktirmeyi amaçlayan ürünlerinin temel aldığı yanlış anlamaları gözden geçireceğiz. Gelecekte yaşlanma karşıtı tedaviler ve sağlıklı yaşam tarzları üzerine bazı tavsiyeler de yer vereceğiz. Anahtar Kelimeler: yaşlanma, anti-oksidanlar, yaşlanma ... <a title="Anti aging: Yaşlanmayı geciktirme fantezisi" class="read-more" href="/anti-aging-yaslanmayi-geciktirme-fantezisi/" aria-label="Read more about Anti aging: Yaşlanmayı geciktirme fantezisi">Devamını oku</a></p>
<p><a href="/anti-aging-yaslanmayi-geciktirme-fantezisi/">Anti aging: Yaşlanmayı geciktirme fantezisi</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-medium-font-size">Anti aging ile ilgili diyetler, ilaçlar ve takviyeler dahil olmak üzere bir sürü ürünün yaşlanmaya karşı olduğu söylenir. Sizce bunlar hepsi palavra olabilir mi? Burada, yaşlanma sürecini geciktirmeyi amaçlayan ürünlerinin temel aldığı yanlış anlamaları gözden geçireceğiz. Gelecekte yaşlanma karşıtı tedaviler ve sağlıklı yaşam tarzları üzerine bazı tavsiyeler de yer vereceğiz.</p>



<span id="more-393"></span>



<p class="has-cyan-bluish-gray-color has-text-color has-small-font-size">Anahtar Kelimeler: yaşlanma, anti-oksidanlar, yaşlanma karşıtı hap, antiaging yaşlanma karşıtı ürünler, biyomedikal gerontoloji, yaşlı, ebedi gençlik, genç yaşta büyüyen, sağlıklı yaşlanma, yaşlılık, gençleşme, uzun ömürlü insan</p>



<p>Başlangıçtan itibaren açık olacağım: şu anda, insanoğlunun yaşlanma sürecini azıcık da olsa geciktirmenin kanıtlanmış bir yolu yoktur (Olshansky ve diğerleri, 2002; Hayflick, 2004). Şirketler, gazeteciler ve bazı bilim insanı “gençlik çeşmesi” ya da “kutsal kâseler” gibi anti-aging ürünününden hoşlanır. Maalesef, yaşlanma karşıtı (Anti aging) düşüncenin bilimden ziyade bir fantezi olduğunu bilmemiz gerek (Warner ve ark. 2005).</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/Genclik-cesmesi-Lucas-Cranach.jpg" alt="Gençlik Çeşmesi - Lucas Cranach. Yaşlanmayı geciktirmek insanoğlunun bir ebedi kurgusudur." class="wp-image-394" width="480" height="332" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/Genclik-cesmesi-Lucas-Cranach.jpg 480w, /wp-content/uploads/2020/12/Genclik-cesmesi-Lucas-Cranach-300x208.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 480px) 100vw, 480px" /><figcaption>Gençlik Çeşmesi &#8211; Lucas Cranach. Yaşlanmayı geciktirmek insanoğlunun bir ebedi kurgusudur.</figcaption></figure>



<p>Yaşlanma geciktirilmez, ancak yaşlanmanın bazı etkileri ertelenebilir. Örneğin, güneşten korunmak karşı cildin yaşlanmasını geciktirebilir. Benzer şekilde, dengeli bir diyet kalp hastalığı olasılığını azaltabilir (Hayflick, 2004).</p>



<p>Tabii ki daha uzun yaşamanın yolları da var. Düzenli egzersiz ve yeterli beslenme gibi tüm bu anne tavsiyelerine uymak daha uzun yaşamanızı sağlayabilir (Holloszy, 2000). Belirli bir hastalıktan ölüm oranını azaltan herhangi bir tedavi şekli ömrü uzatabilir. Ancak, daha uzun yaşamak, yaşlanma sürecinin yavaşlatıldığı anlamına gelmez. Sağlıklı bir yaşam, yaşlanmayı etkilemese bile, tüm yaşam boyunca ölüm oranınızı düşürür. Örneğin, uzun ömür, geçen yüzyılda kabaca %50 arttı, ancak insanların daha yavaş yaşadığına dair hiçbir kanıt yok; şimdi daha uzun yaşıyoruz çünkü bulaşıcı hastalıkların neden olduğu ölümler azaldı (Hayflick, 1994, s. 84-88). Bu durum hayvan çalışmaları için de geçerlidir. Arı sütü ve balık yağı, farelerin ortalama ömrünü önemli ölçüde arttırabilir (Jolly ve diğerleri, 2001; Inoue ve diğerleri, 2003) ve bu, yaşlanmanın bu tedaviler tarafından geciktiği anlamına gelmez; tek anlamı bu besinlerin sağlıklı olmasıdır. Bu nedenle, yaşam uzatma çalışmalarını yorumlarken çok dikkatli olunması gerekir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Yaşlanma nedir?</strong></h2>



<p>Yaşlanma (aging, ageing), insan kontrolünün ötesinde kendi dinamikleri olan biyolojik bir süreçtir. Gelişmiş dünyada, kronolojik zaman yaşlılık göstergesidir ve 60-65 yaşları arasında emeklilik yaşı ve yaşlılığın başlangıcıdır. Bu sürece dışarıdan herhangi bir yöntemle müdahale etmek mümkün değildir.</p>



<p>Kuşkusuz ki, yaşlanma karşıtı (Anti aging) olarak adlandırılan bazı ürünler sağlıklı olabilir ve / veya yaşlanmanın etkilerini yumuşatabilir. Örneğin, belirli bir kırışıklık önleyici krem, yaşlanmanın (kırışıklıkların) belirli bir etkisini hafifletebilir, ancak diğer yaşlanma belirtilerini etkilemeyecektir. Kırışıklık önleyici bir krem ömrü uzatmayacaktır.</p>



<p>Yaşlanma karşıtı (anti aging) ürünlerinin gerçekten yaşlanmayı geciktirdiğine dair testlerin yapılması çok pahalı ve zaman gerektirir. Bu nedenle çalışmalar hep hayvan deneyleri üzerinde yapılır. Ne var ki yapılan çalışmalar sadece belirli koşullarda geçerlidir. Hatta bir çok çalışmanın tekrarı veya çoğaltılması başarısız olmuştur. Bu durum ürünleri kullanan insanlarla paylaşılır mı? tabi ki hayır.</p>



<p class="has-very-light-gray-background-color has-background has-medium-font-size"><strong>İşte bazı Anti aging yöntemleri:</strong></p>



<ol class="wp-block-list"><li>Kalori Kısıtlaması</li><li>Hormon Tedavileri</li><li>Anti-Oksidanlar</li><li>Telomer Tabanlı Tedaviler</li><li>Kök Hücreler</li><li>ALT-711 (Alagebrium)</li><li>Gelecek Terapiler</li></ol>



<h2 class="wp-block-heading">Kalori Kısıtlaması</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/kalori-kisitlamasi.jpg" alt="Kalori Kısıtlaması" class="wp-image-395" width="400" height="326" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/kalori-kisitlamasi.jpg 400w, /wp-content/uploads/2020/12/kalori-kisitlamasi-300x245.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /><figcaption>Kalori Kısıtlaması</figcaption></figure>



<p>İnsan yaşlanmasını geciktirebilecek tek bilinen yol kalori kısıtlamasıdır (KK). Yüksek kalorili bir diyet insanların büyük kısmı için sağlıksızdır, damar sertliği (ateroskleroz), hipertansiyon ve tip 2 diyabet gibi yaşa bağlı hastalık riskini arttırır. Aynı şekilde, fazla kilolu olmak da uzun ömürlülük ile ilişkilidir (Whitlock ve ark. 2009). Bu nedenle KK, belki de kısmen yaşa bağlı bazı hastalık şansını azaltır ve ortalama yaşam ömrünü artırır. Ancak, insanlarda yaşlanmayı gerçekten geciktirmez.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hormon Tedavileri</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/hormon-tedavisi.jpg" alt="Hormon Tedavileri" class="wp-image-396" width="400" height="196" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/hormon-tedavisi.jpg 400w, /wp-content/uploads/2020/12/hormon-tedavisi-300x147.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /><figcaption>Hormon Tedavileri</figcaption></figure>



<p>Birçok hormon seviyesi yaşla birlikte düşer. En eski ve hala en popüler olan insan büyüme hormonu (hGH) enjeksiyonlarıdır. Büyüme hormonu yaşlanma karşıtı bir tedavi olarak uzun bir geçmişe sahiptir ve bazı çalışmalar bu hormonun yaşlı insanlarda yararlı etkileri olduğunu göstermektedir (örneğin, bkz. Blackman ve diğerleri, 2002). hGH takviyeleri kas kütlesini artırabilir, bağışıklık sistemini güçlendirebilir ve cinsel arzuyu (libido) artırabilir. Yaşlı hastalarda hGH tedavisinden sonra daha genç hissettiğini iddia ettiği çalışmalar var. HGH bir zamanlar büyük bir atılım olarak görülürken, diğer birçok yaşlanma karşıtı ürün gibi, olumsuz yan etkileri nedeniyle beklentileri karşılayamıyordu (Liu ve ark. 2007). Bunlar arasında kilo alımı, yüksek tansiyon ve diyabet gibi sorunlar var. Çünkü adından da anlaşıldığı, hGH büyümeyi teşvik eder, hGH&#8217;nin kanser veya kanser öncesi hücrelerin büyümesini teşvik edip edemeyeceği konusunda endişeler de vardır.  hGH hastaları daha iyi hissetmelerini sağlıyor olsa da ama aslında ömrünü kısaltabiliyor.  </p>



<p>İnsülin benzeri büyüme faktörü 1 (IGF-1), yaşlanmada rol alabilen ve ek olarak satın alınabilen başka bir hormondur. IGF-1&#8217;in üretimi GH tarafından uyarılır ve GH gibi, IGF-1&#8217;in seviyeleri yaşla birlikte düşer ve farelerde düşük IGF-1 seviyelerinin uzun ömür ile ilgili olduğu görülür; IGF-1&#8217;i düşüren farelerde mutasyonlar ömrü uzatıyor gibi görünmektedir. Dolayısıyla, hGH için olduğu gibi, IGF-1 enjeksiyonları karşı üretken olabilir. Aslında, düşük IGF-1 seviyelerine sahip küçük insanların daha uzun yaşadıklarına dair bazı kanıtlar vardır (Krzisnik ve ark. 1999). Ancak, açıkçası, IGF-1 enjeksiyonlarının ömrü uzatma olasılığı yoktur ve hGH gibi zararlı olabilir.</p>



<p>Üretimi yaşla birlikte azalan diğer hormonlar DHEA ve melatonindir. DHEA sayesinde daha iyi hafıza, bağışıklık sistemi, kas kütlesi, cinsel istek ve berrak yumuşak cild elde edilebilir. Kansere karşı korunma da tartışılmıştır ancak bunun için gerçekten güçlü bir bilimsel kanıt yoktur. Sivilce gibi küçük yan etkiler de bildirilmiştir. Ancak gel gelelim yaşlı kadınlarda yapılan bir klinik çalışmada DHEA&#8217;nın yararlarına dair kanıt bulunamamıştır (Nair ve ark. 2006).</p>



<p>Melatonin, uyku ve sirkadiyen ritimlerle ilgili bir hormondur. Bazı çalışmalar ayrıca yaşlanma ve yaşam uzaması ile ilişkili olduğunu varsaymaktadır (Froy ve Miskin, 2007; Kondratov, 2007). Adaylarından bazıları, yaşlanma sürecini ve yaşa bağlı pek çok hastalığı geciktirdiğini iddia etse de, bu durum kanıtlanmamıştır.  Farelerde, melatonin ömrü uzatabilir ancak aynı zamanda kanser riskini de arttırdığı görülmektedir (Anisimov ve ark. 2001). İnsanlarda melatoninin ömrü uzatıp uzatmadığını belirleyen bir veri yoktur, ancak bazı hastalarda yararları olabilir (Karasek, 2004). Jet gecikmesi ve bazı uyku bozuklukları için kullanılabilmesine rağmen, ayrıca kabuslar ve canlı rüyalar gibi uyku bozukluklarına da neden olabilir. Melatonin ayrıca astımı şiddetlendirebilir.</p>



<p>Son olarak, kadınlar için östrojen popüler bir anti-aging tedavisidir. Bu hormon genellikle hormon replasman tedavisi başkalarıyla birlikte kullanılır. Menopozun bazı etkilerini, kalp hastalıklarına ve kemik erimesi (osteoporoza) karşı koruyarak azalttığı görülmektedir. Öte yandan, meme kanseri riskini artırabilir ve yan etki olarak kilo alımına ve kan pıhtılaşmasına (tromboz) neden olabilir. Yaşlanma bağlamında, östrojenin uygulanabilir bir yaşlanma karşıtı tedavi olduğuna dair bir kanıt yoktur. Erkekler için, testosteron da anti-aging olarak tanıtıldı, ancak yine de, cinsel fonksiyon artışı ve kas kütlesi gibi bazı yararları olsa bile, anti-aging yararları olduğuna dair bir kanıt yok (Dominguez ve ark. , 2009).</p>



<h2 class="wp-block-heading">Anti-oksidanlar</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/antioksidan-nedir.jpg" alt="Antioksidan nedir?" class="wp-image-397" width="487" height="291" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/antioksidan-nedir.jpg 487w, /wp-content/uploads/2020/12/antioksidan-nedir-300x179.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 487px) 100vw, 487px" /><figcaption>Antioksidan nedir?</figcaption></figure>



<p>Bu yaşlanmanın bir serbest radikal teorisidir. Kısaca, insan hücrelerinde enerji üretmek için oksijen kullanıldığında, serbest radikal denilen, ayrıca reaktif oksijen türleri (ROS) olarak adlandırılan reaktif bileşikleri serbest bırakır. ROS ile savaşan faktörlere anti-oksidan denir. Yaygın antioksidanlar A, C ve E vitaminlerini ve koenzim Q10&#8217;u içerir. Ne yazık ki, bu ürünlerin herhangi birinin gerçekten işe yaradığına dair çok az kanıt var. Örneğin, farelerde, birçok çalışma, antioksidanların yaşlanmayı yavaşlatmadığını göstermektedir (Harman, 1968; Comfort ve diğerleri, 1971; Heidrick ve diğerleri, 1984; Holloszy, 1998; Saito ve diğerleri). Örneğin C vitamini takviyesi, farelerde yaşam ömrünü etkilemez (Selman ve diğerleri, 2006). Başka bir yerde daha ayrıntılı olarak tartışılan Resveratrol ve diğer kırmızı şarap bileşenleri aynı zamanda antioksidanlar olarak da işlev görebilir (Pervaiz, 2003) ve beyin yaşlanmasının koruyucu ajanları olabilir (Tredici ve ark., 1999; Bastianetto ve Quirion, 2002; Mokni ve ark. ., 2007). Bu nedenle, antioksidanlar, sıklıkla antioksidanlar da dahil olmak üzere vitamin takviyelerinin sağlıklı olabileceği gibi sağlıklı olabilir; Öte yandan, çalışmada, multivitamin kullanımının mortaliteyi etkilediğine dair kanıt bulunamamıştır (Park ve ark., 2011). Bu ürünlerin ciddi yan etkileri olduğuna dair çok az kanıt var, ancak bir çalışmada antioksidanların farelerde kanser gelişimini hızlandırabildiği bulundu (Sayin ve ark., 2014) ve volyonlarda antioksidan takviyesi nedeniyle daha kısa bir yaşam süresi de gözlendi (Selman ve arkadaşları, 2013). Genel olarak, antioksidanların yaşlanmayı geciktirdiğine dair bir kanıt yoktur ve bazı büyük ölçekli  çalışmalar, antioksidan takviyelerin aslında ölüm riskini (mortalite) artırabileceğini bildirmiştir (Bjelakovic ve ark., 2007 ve 2008).</p>



<p>ROS&#8217;un ana kaynaklarından biri mitokondri olduğundan, benzer bir bileşik sınıfı mitokondride ROS üretimini söndürmeyi amaçlar. Bunlar sadece antioksidanları değil aynı zamanda metabolizmayı veya membran potansiyelini optimize ederek mitokondriyi &#8220;gençleştirdiğini&#8221; iddia ettiği ürünleri içerebilir. Ancak diğer birçok üründe olduğu gibi, bu ürünlerin hiçbirinin yaşlanma üzerinde, hayvan modellerinde veya insanlarda herhangi bir etkisi olduğu kanıtlanmamıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Telomer Tabanlı tedaviler</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/telomer-nedir2.jpg" alt="Telomer nedir?" class="wp-image-398" width="400" height="210" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/telomer-nedir2.jpg 400w, /wp-content/uploads/2020/12/telomer-nedir2-300x158.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /><figcaption>Telomer nedir?</figcaption></figure>



<p>Telomeraz, telomer adı verilen kromozomların uçlarını uzatarak hücresel yaşlanmanın üstesinden gelir gibi görünen bir enzimdir. Bazı şirketler ve laboratuvarlar yaşlanmaya karşı savaşmak için telomeraz bazlı tedaviler geliştiriyor ve en azından bir ürün olan TA-65 adında doğal bir ürün kaynaklı telomeraz aktivatörü zaten mevcut. Bir çalışma TA-65 almanın hastalarda yaşlılık bağışıklık sistemi hücrelerinin düşmesine neden olabileceğini bildirmiştir (Harley ve ark. 2011). TA-65&#8217;in ayrıca bazı fare dokularında telomeraz seviyelerini arttırabildiği ve farelerde bazı sağlık göstergelerini iyileştirdiği bildirildi ancak ortalama veya maksimum ömrünü artırmadığı bildirildi (de Jesus et al., 2011).</p>



<p>Telomeraz konusundaki bilgilerimiz hala mükemmel olmasa da, bu tür tedavilerin başarılı olacağı konusunda şüpheliyim (de Magalhaes ve Toussaint, 2004a). İlk olarak, başka yerlerde detaylı olarak belirtildiği gibi, çok sayıda telomeraz ifade eden fareler daha uzun ömürlü değildir. Ayrıca, telomeraz hücresel proliferasyonda önemlidir, ancak beyin gibi organlarımızın çoğu çoğunlukla çoğalmayan hücrelerden oluşur. Dolayısıyla, telomeraz bu dokulardaki yaşlanmayı hafifletmek için çok az şey yapacaktır. Son olarak, telomeraz tümörigenezi desteklediğine dair geniş kanıtlar vardır ve bu yüzden telomeraz bazlı tedaviler kanser gelişimini artırabilir. Her ne kadar telomeraz ile ilgili araştırmalar hala erken yaşta olsa da, telomeraz bazlı yaşlanma karşıtı tedavilerin etkinliği ve uzun vadeli güvenliği konusunda şüphelerim var.</p>



<p>Bazı şirketler biyolojik yaşını tahmin etmek için telomer ölçümleri de satmaktadır. Her ne kadar telomer kısalması bazı hastalıkların bir belirteci olsa da, telomer uzunluğunun biyolojik yaşın kronolojik yaştan daha iyi olduğuna dair bir kanıt yoktur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kök hücreler</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/kok-hucre-nedir.jpg" alt="Kök Hücre nedir?" class="wp-image-399" width="561" height="389" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/kok-hucre-nedir.jpg 561w, /wp-content/uploads/2020/12/kok-hucre-nedir-300x208.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 561px) 100vw, 561px" /><figcaption>Kök Hücre nedir?</figcaption></figure>



<p>Son yıllarda kök hücreler yaygın ilgi görmüştür. Kök hücrelerin tükenmesinin yaşlanmada bir rol oynadığı düşünülürken (örneğin bkz. De Magalhaes ve Faragher, 2008) kök hücre bazlı yaşlanma karşıtı tedavilerin işe yarayacağına dair bir kanıt yoktur. Kök hücrelerin tedaviler için toplanması ve / veya hazırlanması karmaşıktır ve protokolleri optimize etmek zordur. Bazı bölgelerde gerçekten de kök hücrelerin faydalı olduğu gösterilmiştir. Örneğin, kan ve kemik iliği kaynaklı kök hücreler bazı otoimmün ve kardiyovasküler hastalıklarda başarıyla kullanılmıştır (Burt ve ark., 2008&#8217;de gözden geçirilmiştir). İlginç bir şekilde, genç donörlerden nakledilen mezenkimal kök hücreler farelerde ömrü uzatır (Shen ve diğerleri, 2011).</p>



<h2 class="wp-block-heading">ALT-711 (Alagebrium)</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/Alagebrium-nedir.jpg" alt="Alagebrium" class="wp-image-400" width="220" height="131"/><figcaption>Alagebrium</figcaption></figure>



<p>ALT-711, halkın dikkatini çeken yaşlanma karşıtı üründür. AGE çapraz bağlarının katalitik olarak parçalanması ile etkilidir: Gelişmiş <strong>Glikozilasyon</strong> Son ürün çapraz bağları, glikoz bir atardamarda olduğu gibi bir proteine ​​bağlandığında meydana gelir. Bunun için ALT-711, nabız basıncını azaltarak ve arter elastikiyetini artırarak kalp hastalıklarına karşı yararlı görünüyor. Bu ilacın tam etkileri ve yan etkileri hala bilinmemektedir, ancak yaşlanmanın etkilerini hafifletmek için ümit verici bir müdahale gibi görünüyor, ancak yine de kanıtlanıncaya kadar &#8211; bir bütün olarak yaşlanmayı geciktirebileceği konusunda şüpheci kalıyorum.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Gelecek Terapiler</h2>



<p>Yaşlanma karşıtı araştırmalarda heyecan verici bir bulgu, sirolimus olarak da bilinen rapamisinin, orta yaşlı farelere beslenmesinin ömrünü % 9-14 oranında uzattığını keşfetmesiydi (Harrison ve ark., 2009). Küçük farelere beslendiğinde rapamisin, ömrünü %10-18 oranında uzatır (Miller ve diğerleri, 2011). Küçük bir klinik çalışmada rapamisin yaşlı gönüllülerde immünosenesansı iyileştirmiştir (Mannick ve ark., 2014). Rapamisin ayrıca ciddi yan etkileri olan organ reddini önlemek için kullanılan bir immün baskılayıcıdır ve bu nedenle yaşlanma karşıtı bir ilaç olarak uygun değildir. Bununla birlikte, rapamisin TOR (Rapamycin Hedefi) adı verilen karmaşık bir yolu engelleyerek çalışır ve bazı laboratuvarlar ve şirketler artık rapamisinin yan etkileri olmadan yaşlanma karşıtı ilaçları geliştirmek için yolun araştırmaktadır (gözden geçirilmiş) de Magalhaes ve diğerleri, 2012).</p>



<p>Farelerde yaşlanmayı etkilediği ortaya çıkan bir gen klothodur. Klotho, insanlarda KL geni tarafından kodlanan bir enzimdir. Yüksek kloto seviyeleri yaşam ömrünü yaklaşık %30 arttırır, ancak yaşlanmanın geciktirilmiş olduğu tamamen açık değildir ve düşük seviyelerin yaşlanmayı arttırdığı görülmektedir (Kuro-o ve ark. 1997). İnsanın uzun ömürlülüğü de bu gendeki alel varyantları ile bağlantılı olmuştur (Arking ve diğerleri, 2002). İşlevleri hala büyük ölçüde gizemlidir ancak gen, hormon görevi gören salgılanan bir şekli kodladığından sentezlenebilir ve yaşlanma karşıtı bir tedavi olarak sunulabilir. Şimdilik ancak beklemek ve görmek zorunda kalacağız.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Uzun ve Sağlıklı Bir Yaşam İçin tüyolar</h2>



<p>Şu anda yaşlanmayı geciktirecek sihirli bir hap yok. Ancak bu, sizi daha uzun yaşatabilmeniz için basit bir yaşam tarzı ve beslenme düzenlemeleri olmadığını söylemek değildir. Sağlıklı bir yaşam tarzının çoğu bileşeni zaten iyi bilinmektedir. Yine de, bol miktarda meyve ve sebze içeren, karbonhidrat ve yağ oranı düşük olan zengin ve zengin bir diyetin sizi daha uzun yaşamaya zorlaması muhtemeldir. Örnek olarak, Japonya&#8217;daki Okinawan popülasyonuna bakın, yaşlı bireylerin Japonya&#8217;nın geri kalanıyla karşılaştırıldığında yaşla ilgili kronik hastalıklar ve ölüm riski daha düşüktür. Okinawanslar yüksek kalorili şekerlerden, doymuş yağlardan ve işlenmiş yiyeceklerden kaçınma eğilimindedir ve bunun yerine uzun ömürlerine katkıda bulunabilecek daha fazla sebze ve meyve tüketir (Willcox et al., 2006). Buna karşılık, sigara içmek, aşırı alkol, obezite, egzersiz eksikliği ve yüksek tansiyon yüksek ölüm oranı (mortalite) ile ilişkilidir. Bir çalışma, günde beş veya daha fazla meyve ve sebze tüketerek sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyen orta yaşlı (45-64 yaş) insanların, düzenli egzersizlerin, sağlıklı vücut kitle indeksinin (BKİ) (18.5-29.9 kg / m2) olduğunu ve olmadığını göstermiştir. sigara içmek, kardiyovasküler hastalık ve ölüm oranlarının düşüklüğünde hızlı bir fayda sağladı (King ve ark. 2007). Açıkçası, sigara içmemek, egzersiz yapmak, ılımlı alkol alımı ve meyve ve sebze alımı düşük ölüm oranlarıyla ilişkilidir (Khaw ve ark. 2008). Doktorunuz size bu konuda daha fazla ayrıntı verebilecek ve özellikle sağlığınız için daha faydalı olabilecek değişiklikler konusunda tavsiyede bulunacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuçlar &#8211; Anti aging</h2>



<p>Bana sorabileceğiniz bir soru, bu &#8220;yaşlanma karşıtı&#8221; ürünlerden veya takviyelerden herhangi birini alıp almadığım. Cevap hayır. Kalori kısıtlama da dahil olmak üzere bu ürünlerden herhangi birinin gerçekten işe yaradığına dair kanıt göremiyorum; Bazılarının sağlık yararları olabilir, ancak herhangi birinin insan yaşlanmasını geciktirebileceğine ikna olmadım. Ayrıca, yukarıda sözü edilen antioksidanlar ve balık yağı, eski gıdaların bileşenlerini saflaştırmanın, bunları yemek zorunda kalmamak için, eski fikrinin güzel örnekleridir. Bununla birlikte, şu ana kadar, bu diyet takviyelerinin, başkalarının belirttiği gibi, dengeli bir diyet için yeterli bir ikame olduğuna dair bir kanıt yoktur (Bjelakovic ve diğerleri, 2007; Dominguez ve diğerleri, 2009). Örneğin, kan C vitamini düzeyleri düşük mortalite ile ilişkilendirilmiştir (Khaw ve ark., 2008), ancak C vitamini takviyesi fare ömrünü artırmaz (Selman ve ark. 2006). Büyük olasılıkla plazma C vitamini düzeyleri meyve ve sebze alımını yansıtır, ancak tek başına C vitamini sağlık yararları sağlayan ve meyve ve sebzeler açısından zengin bir diyetin yerini alamayacaktır.</p>
<p><a href="/anti-aging-yaslanmayi-geciktirme-fantezisi/">Anti aging: Yaşlanmayı geciktirme fantezisi</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ter Bezelerin iltihabı (Hidradenitis) nasıl tedavi edilir?</title>
		<link>/hidradenitis-nasil-tedavi-edilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doktorca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2020 22:17:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">/?p=386</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hidradenitis nedir? Hidradenitis Süpürativa hastalığı koltuk altında gelişen müzmin (kronik) bir cilt iltihabıdır. İltihaba bağlı yara ve şişlikler çıban veya abse şeklinde olur. Bu gibi şişlik ve yaralar koltuk altı, kasık bölgesi ve makat (anal) bölgesinde sık görülür. Erken dönemde tedavi edilirse başarı oranı çok yüksek olur. Bayanlarda memelerin alt kısmında, kalça aralarında ve uyluğun ... <a title="Ter Bezelerin iltihabı (Hidradenitis) nasıl tedavi edilir?" class="read-more" href="/hidradenitis-nasil-tedavi-edilir/" aria-label="Read more about Ter Bezelerin iltihabı (Hidradenitis) nasıl tedavi edilir?">Devamını oku</a></p>
<p><a href="/hidradenitis-nasil-tedavi-edilir/">Ter Bezelerin iltihabı (Hidradenitis) nasıl tedavi edilir?</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading" id="block-32f2a4bf-66c8-40ed-a82c-17823d09a2d3">Hidradenitis nedir?</h2>



<p id="block-04c04ef6-1dec-44b0-ae40-11c4b2f65a9b">Hidradenitis Süpürativa hastalığı koltuk altında gelişen müzmin (kronik) bir cilt iltihabıdır. İltihaba bağlı yara ve şişlikler çıban veya <strong>abse</strong> şeklinde olur. Bu gibi şişlik ve yaralar koltuk altı, kasık bölgesi ve makat (anal) bölgesinde sık görülür. Erken dönemde tedavi edilirse başarı oranı çok yüksek olur.</p>



<span id="more-386"></span>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/hidradenit2.jpg" alt="hidradenit" class="wp-image-388" width="480" height="445" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/hidradenit2.jpg 480w, /wp-content/uploads/2020/12/hidradenit2-300x278.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 480px) 100vw, 480px" /><figcaption>hidradenit</figcaption></figure>



<p id="block-d31ae84f-df97-4c8a-a82b-fe760ffff506">Bayanlarda memelerin alt kısmında, kalça aralarında ve uyluğun iç kısmında da oluşabilir. Sürekli tekrarlayan iltihabi olaylardan dolayı bölgede sert, kabuklu ve çirkin yaralar (skar) gelişir. Genellikle ergenlik yaşlarında başlar.</p>



<p id="block-2b107dd3-b8b3-4168-9bea-f0c4b617d6e7">Hidradenit suppurativa kansere yol açmadığı gibi kötü huylu bir hastalık değildir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-381f2913-0021-4015-8e6d-2c94fa55b7ec">Nedenleri</h2>



<p id="block-8e869e3b-8455-4ffb-b30b-2455cd1675a2">Hidradenitis suppurativa, saç köklerinin tıkanması ve iltihaplanması durumunda gelişir. Kimse tam olarak bu tıkanmanın neden gerçekleştiğini bilmiyor. Rol oynayabilen faktörler arasında hormonlar, metabolik sendrom, genetik, düzensiz bağışıklık sistemi tepkisi, sigara ve aşırı kilo bulunur.</p>



<p id="block-3dc40e46-5ade-4f01-ab69-dc4a3b99ac2c">Hidradenitis suppurativa bir enfeksiyondan kaynaklanmaz ve cinsel yolla bulaşamaz. Bulaşıcı değildir ve düşük hijyen şartlarından oluşmaz.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-0ecd4299-5956-4aef-987d-2e8ce4495c52">Risk faktörleri</h3>



<p id="block-1037524f-c6de-4ef1-abfc-34d0668bb1dd">Riskinizi artırabilecek faktörler şunları içerebilir:</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-62924f43-c3a3-420f-9b58-2f4a2f0c0755"><li><strong>Yaş.</strong> Hidradenit suppurativa, en sık 20-25 yaş arasındaki kadınlarda görülür. Erken başlangıçlı bir yaş, daha yaygın hastalık gelişimi ile ilişkili olabilir.</li><li><strong>Cinsiyet.</strong> Kadınlar hidradenitis suppurativa geliştirmek için erkeklerden daha fazla yatkındır.</li><li><strong>Aile öyküsü. </strong>Hidradenitis suppurativa gelişme eğilimi kalıtsal olabilir.</li><li><strong>Diğer şartlar.</strong> Hidradenit suppurativa, artrit, şiddetli akne, obezite, enflamatuar barsak hastalığı, Crohn hastalığı, metabolik sendrom ve diyabet dahil olmak üzere diğer birçok durumla ilişkilendirilebilir.</li><li><strong>Sigara içmek. </strong>Sigara içen tütün hidradenitis suppurativa ile ilişkilendirilmiştir.</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-5f2f2b74-8458-4d74-a456-d48067866d07">Belirtileri</h2>



<p id="block-d3adbf3f-4eb0-4c75-90d0-31f1ac38d884">Hidradenitis suppurativa genellikle koltuk altı, kasık ve anal alan gibi birçok yağ ve ter bezleriyle saç köklerinin çevresinde oluşur. Ayrıca, iç uyluklar gibi derinin göğüslerin altında ve kalçaların arasında sürtündüğü yerde de oluşabilir. Hidradenitis suppurativa, bir noktayı veya vücudun birçok bölgesini etkileyebilir.</p>



<p id="block-9ec7a282-09fd-440d-ab13-213ef793382f">Hidradenitis suppurativa&#8217;nın belirti ve semptomları:</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-5688a7ec-ec69-4917-b731-5957b01dfdcb"><li><strong>Siyah nokta.</strong> Siyah nokta içeren küçük çukurlu cilt bölgeleri &#8211; genellikle çiftler halinde veya &#8220;çift namlulu&#8221; bir düzende görülür &#8211; ortak bir özelliktir.</li><li><strong>Kırmızı, hassas yumrular.</strong> Bu çarpmalara sık sık genleşir, kırılır ve irin boşaltılır. Drenaj kötü bir kokuya sahip olabilir. Kaşıntı ve yanma çarpmalara eşlik edebilir. Genellikle cildin cilde sürtündüğü bölgelerde görülürler.</li><li><strong>Acı, bezelye büyüklüğünde topaklar.</strong> Derinin altında gelişen bu sert topaklar yıllarca sürebilir, genişleyebilir ve iltihaplanabilir.</li><li><strong>Tüneller.</strong> Zamanla, topaklar bağlayan izler cilt altında oluşabilir. Bu yaralar çok yavaş iyileşir ve irin akabilir.</li><li>Stress, asosyallik</li></ul>



<p id="block-09ff4507-b654-487f-8fab-4687e1f34014">Hidradenit suppurativa genellikle puberte ile 40 yaşları arasında başlar, haftalar veya aylarca devam eden tek ve ağrılı bir şişlikle. Bazı insanlar için, hastalık giderek kötüleşir ve vücutlarının birçok alanını etkiler. Diğer insanlar sadece hafif semptomlar yaşarlar. Aşırı kilo, stres, hormonal değişiklikler, ısı veya nem belirtileri kötüleştirebilir. Kadınlarda menopozdan sonra hastalık şiddeti azalabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-315e9a89-17e4-4570-8a42-d4279b42e978">Ne zaman doktora görünmeli?</h3>



<p id="block-304c9193-88db-4ccd-88f2-064e5eb140b9">Hidradenitis suppurativa&#8217;nın erken tespiti, etkili bir tedavinin anahtarıdır. Aşağıdaki durumlar varsa doktorunuza görünün:</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-0b15ad81-aa56-46d0-a3bf-a058299c896a"><li>Acı varsa</li><li>Birkaç hafta içinde düzelmez ise</li><li>Tedavi haftaları içinde geri döner ise</li><li>Birkaç yerde belirir ise</li><li>Sık sık tekrarlıyorsa</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-aa856bea-e774-431b-8b3a-0dd825f5b4a0">Komplikasyonları</h2>



<p id="block-cc850ab7-ec95-4398-9105-cc7c139ca709">Kalıcı ve şiddetli hidradenitis suppurativa sıklıkla aşağıdaki komplikasyonlara neden olur:</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-d0e21b66-09a7-4597-8939-ff94bd9bd120"><li><strong>Enfeksiyon.</strong> Etkilenen bölge enfeksiyona duyarlıdır.</li><li><strong>Yara ve cilt değişiklikleri.</strong> Yaralar iyileşebilir, ancak ip benzeri yaralar, çukurlu cilt veya normalden daha koyu olan cilt lekeleri bırakabilir.</li><li><strong>Hareket kısıtlığı.</strong> Yaralar ve skar dokusu, özellikle hastalık koltukaltı veya uyluk bölgelerini etkilediğinde sınırlı veya ağrılı harekete neden olabilir.</li><li><strong>Tıkanmış lenf drenajı.</strong> Hidradenit suppurativa için en yaygın bölgeler ayrıca birçok lenf bezi içerir. Skar dokusu lenf drenaj sistemine müdahale edebilir ve bu da kollarda, bacaklarda veya cinsel organlarda şişmeye neden olabilir.</li><li><strong>Sosyal izolasyon.</strong> Yaraların yeri, drenajı ve kokusu, utanç ve gönülsüzlükten dolayı halka açılarak üzüntü ya da depresyona neden olabilir.</li><li><strong>Kanser.</strong> Nadiren, ilerlemiş hidradenitis suppurativa hastalarında, etkilenen ciltte skuamöz hücreli karsinom gelişebilir.</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-49ca9526-a2be-40ff-a0a6-501b827e7dcc">Tedavisi</h2>



<p id="block-f35e8f1f-df05-4eda-9cf1-b1506ded5b00">Halk arasında bir çok hidradenitis suppurativa bitkisel tedavi karışımı mevcuttur ancak maalesef çoğu zaman sonuçlar geçicidir ve bölgede tekrarlayan enfeksiyon, apse ve fistül oluşumuna neden olmaktadır. Kesin sebebi belli olmayan bu hastalığın ne yazık ki kesin ve standart bir tedavisi de yoktur.</p>



<p id="block-e742f5da-02e3-440b-b72b-3185dd1a89b6"><strong>Erken dönemde</strong> konulan teşhis yaraların ilerlemesini engelleyebilir. Bölgede iltihap oluştuğunda çeşitli <a href="/antibiyotik-direnci-hangi-ne-zaman-gelisir/" class="rank-math-link">antibiyotik</a> ve antiinflamatuvar ilaçlar kullanılabilir. Absenin oluştuğu durumlarda ise cerrahi müdahale ile boşaltılması sağlanabilir. İleri evredeki vakalarda cerrahi eksizyon uygulanabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-34398c05-b55d-4367-a42d-5e4c56c4b87e">Nasıl Önlem alınır?</h2>



<ul class="wp-block-list" id="block-a4faade9-0f1c-445f-b2f7-a48237ac86e5"><li>koltuk altı bölgesini temiz tutmak</li><li>terlemeyi azaltan giysiler</li><li>kilo vermek</li><li>Koltuk altındaki kılları tamamen dibinden kesmemek</li></ul>
<p><a href="/hidradenitis-nasil-tedavi-edilir/">Ter Bezelerin iltihabı (Hidradenitis) nasıl tedavi edilir?</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lokal Anestezinin bilinen avantajları nelerdir?</title>
		<link>/lokal-anestezi-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doktorca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2020 19:09:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">/?p=332</guid>

					<description><![CDATA[<p>lokal anestezi ne demek? Lokal anestezi, vücudun sadece belirli bir bölgesini uyuşturan bir anestezi türüdür. Bu tür anestezi uygulandığında&#160;hasta uyanıktır. Bilinciyerindedir. Her şeyin farkındadır. Ameliyattan sonra ilacın dozuna bağlı olarak bazı yan etkiler görülebilir. En çok görülen yan etkisi başağrısıdır. Bunun dışında mide bulantısı ve yüksek ateş görülebilir. Lokal anestezi (LA) yapıldıktan ne kadar sonra ... <a title="Lokal Anestezinin bilinen avantajları nelerdir?" class="read-more" href="/lokal-anestezi-nedir/" aria-label="Read more about Lokal Anestezinin bilinen avantajları nelerdir?">Devamını oku</a></p>
<p><a href="/lokal-anestezi-nedir/">Lokal Anestezinin bilinen avantajları nelerdir?</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">lokal anestezi ne demek?</h2>



<p>Lokal anestezi, vücudun sadece belirli bir bölgesini uyuşturan bir anestezi türüdür. Bu tür anestezi uygulandığında&nbsp;hasta uyanıktır. Bilinciyerindedir. Her şeyin farkındadır. Ameliyattan sonra ilacın dozuna bağlı olarak bazı yan etkiler görülebilir.</p>



<span id="more-332"></span>



<p>En çok görülen yan etkisi başağrısıdır. Bunun dışında mide bulantısı ve yüksek ateş görülebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Lokal anestezi (LA) yapıldıktan ne kadar sonra ameliyat yapılabilir?</h2>



<p>“Lokal anestezi yapıldıktan sonra ilacın dokulara geçmesi için en az 5-10 dakika beklenmelidir. Buradaki amaç hastanın hiçbir şekilde ağrı duymamasını sağlamaktır. Çünkü bir kere ağrı duyan bir hastaya, lokal anestezi etkisini gösterse bile o bölge ağrıyormuş gibi gelebilir.”</p>



<h2 class="wp-block-heading">Lokal anestezinin etkisi ne kadar sürer?</h2>



<p>“Lokal anestezinin etki süresi kullanılan ilaca bağlıdır. Etki süresini uzatmak için lokal anesteziklerin içine bazı ‘damar büzücü’ maddeler de karıştırılabilir örneğin adrenalin ve nor-adrenalin. Kullanılan ilaca göre lokal anestezinin etki süresi bir saatle dört saat arasında değişebilir.”</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kullanım Formülü</h2>



<h3 class="wp-block-heading">Lokal anestezik maddelerin sprey ya da krem şeklinde olanları hangi durumda kullanılır ve enjeksiyonla aynı etkiyi gösterirler mi?</h3>



<p>“Sprey şeklindeki lokal anestezik maddeler ağız, burun içi gibi ince tabakalara (mukoza) püskürtülerek uygulanır. Kremler ise hem mukozalara, hem de cilde tatbik edilebilir. Krem şeklindeki lokal anestezikler ince bir tabaka olan mukozalardan çabuk emildiği için daha kısa sürede etki gösterirler. Buna karşın cilde uygulanan anestezi kremlerinin etkili olabilmesi için en az 1-1,5 saat beklenmesi gerekir. Enjeksiyon şeklindeki lokal anesteziklerin etki süreleri ise direkt do­kuya geçmeleri yüzünden çok daha hızlıdır.”</p>
<p><a href="/lokal-anestezi-nedir/">Lokal Anestezinin bilinen avantajları nelerdir?</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ödem 3 nedenden kaynaklanır</title>
		<link>/odem-nedir-ve-nasil-olusur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doktorca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2020 17:56:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">/?p=305</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ödem özellikle deride sıvı toplanmasına bağlı bir şişliktir. Bu durum genellikle bacaklarınızda , ayak bileklerinde veya ayaklarda görülür. Ancak, ellerinizde, yüzünüzde veya vücudun herhangi bir yerinde de olabilir ⊕ Çoğu zaman bu gibi sözler duyarsınız; kolumda ödem oluştu, ayaklarımda şişlik var, filmlerde ödem görüldü, karında ödem toplandı, parmaklarımda ödem gelişti, vb. Evet tahmin edeceğiniz gibi ... <a title="Ödem 3 nedenden kaynaklanır" class="read-more" href="/odem-nedir-ve-nasil-olusur/" aria-label="Read more about Ödem 3 nedenden kaynaklanır">Devamını oku</a></p>
<p><a href="/odem-nedir-ve-nasil-olusur/">Ödem 3 nedenden kaynaklanır</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p id="block-4d849d52-33a8-4d70-b98b-1053eb03e846">Ödem özellikle deride sıvı toplanmasına bağlı bir şişliktir. Bu durum genellikle bacaklarınızda , ayak bileklerinde veya ayaklarda görülür. Ancak, ellerinizde, yüzünüzde veya <strong>vücudun herhangi bir yerinde</strong> de olabilir ⊕</p>



<span id="more-305"></span>



<p id="block-0a5525ab-b3de-4ed5-b4fd-0e9cbe3c1b79">Çoğu zaman bu gibi sözler duyarsınız; kolumda ödem oluştu, ayaklarımda şişlik var, filmlerde ödem görüldü, karında ödem toplandı, parmaklarımda ödem gelişti, vb. Evet tahmin edeceğiniz gibi bu makalemin konusu &#8220;Ödem&#8221; <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>



<p id="block-6682d2bf-fe32-47a1-bada-5c41ec0d3e1a">Gelin bakalım bu durum neyin nesidir, sebepleri nedir ve bu duruma nasıl yaklaşmamız gerekiyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-86ee3ca6-f127-443f-91bc-6e7f05648baf">Ödem neden olur?</h2>



<p id="block-c4534f5f-44bc-47ec-9b02-e7758b875c35">Birçok farklı türü ve nedeni vardır ve bu genellikle başka bir durumun belirtisidir.</p>



<ol class="wp-block-list" id="block-71e83009-5907-46a5-8c75-b303ec000512"><li><strong>Hastalıklar. </strong>Neden olabilecek ciddi hastalıklar şunlardır:<ul><li><strong>kalp</strong> yetmezliği</li><li><strong>böbrek</strong> hastalığı</li><li><strong>karaciğer</strong> sorunları, siroz gibi</li><li><strong>tiroid</strong> hastalıkları, guatr, Miksödem gibi</li><li><strong>kan</strong> pıhtıları, DVT gibi</li><li><strong>enfeksiyonlar</strong></li><li><strong>alerjik</strong> reaksiyonlar</li></ul></li><li><strong>İlaçlar.</strong> Bazı hastalıklar için yazılan ilaçlar ödemin oluşmasına neden olabilir:<ul><li>Yüksek tansiyon (Hipertansiyon) &#8211; Anti-hipertansif ilaçlar</li><li>Şeker hastalığı (diyabet)</li><li>Ağrı &#8211; Ağrı kesiciler, analjezik</li><li>iltihap &#8211; anti-inflamatuvar ilaçlar</li></ul></li><li><strong>Diğer nedenler.</strong><ul><li>Damar hasarı, bacakta varikoz venler veya pelvik varisleri gibi</li><li>Lenf hasarı, lenf nodların çıkartılmasında oluşan Lenfödem gibi</li><li>Diyet, fazla tuz (Sodyum Na) içeren diyetler</li><li>Hareketsizlik, uzun süre oturmak veya ayakta durmak gibi</li></ul></li></ol>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-f30a6c89-0595-4f6e-89e6-96ea444b4224">Belirtileri</h2>



<p id="block-3fa77df2-8672-4da8-89dc-1ac47c52f545">Belirtiler altta yatan nedene bağlıdır, ancak şişme, gerginlik ve ağrı yaygındır.</p>



<p id="block-87d62b9a-082c-4dc9-bd46-cfcb6b091ec6">Hastalarda şunları görebilir:</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/Pitting-odem.jpg" alt="Bu fotoğrafta parmakla basıldıktan sonra ayakta oluşan çukurluk görülmektedir. Bunun tıbbi adı &quot;Pitting Ödem&quot; dir." class="wp-image-307" width="437" height="575" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/Pitting-odem.jpg 437w, /wp-content/uploads/2020/12/Pitting-odem-228x300.jpg 228w" sizes="auto, (max-width: 437px) 100vw, 437px" /><figcaption>Bu fotoğrafta parmakla basıldıktan sonra ayakta oluşan çukurluk görülmektedir. Bunun tıbbi adı &#8220;Pitting Ödem&#8221; dir.</figcaption></figure>



<ul class="wp-block-list" id="block-5c541669-4ee1-494c-8d72-1aec045117e5"><li>şiş, gerilmiş ve parlak cilt</li><li>Birkaç saniye basıldıktan sonra çukuru tutan cilt (<em>pitting ödem</em>)</li><li>ayak bileklerinin, yüzün veya gözlerin şişliği</li><li>ağrıyan vücut parçaları ve sert eklemler</li><li>kilo alımı veya kaybı</li><li>dolgun el ve boyun damarları</li><li>yüksek nabız ve kan basıncı</li><li>baş ağrısı</li><li><a class="rank-math-link" href="/9-cesidi-karin-agrisi/">karın ağrısı</a></li><li>bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler (<a href="/kabizlik-nedir-ve-nasil-tedavi-edilir/" title="Kabızlık Nedir ve nasıl tedavi edilir?">kabızlık</a> veya <a href="/ishal-durumunda-neler-yapilmali/" title="İshal durumunda neler yapılmalı?">ishal</a>)</li><li>mide bulantısı ve kusma</li><li>karışıklık ve uyuşukluk</li><li>görsel anormallikler</li></ul>



<p id="block-65e16c98-326e-404e-a1f6-d7eb4f41a7e3">Belirtiler altta yatan nedene, ödemin tipine ve bulunduğu yere bağlıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-6a93f3e0-8e94-48b6-8b53-9f093f9bf10b">Ödeminin Çeşitleri</h2>



<p id="block-be3efb1b-ccae-4a27-a592-1db8bcf020f7">Pek çok ödem türü vardır. Her biri bir dizi başka sağlık durumunu gösterebilir. İşte bazı türler.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-18c0ab8b-2cb4-4566-92f4-755de537a706">Dış ödem (Periferik ödem)</h3>



<p id="block-4019dd8d-593a-4d8a-9d0f-88f2046c6622"><strong>En yaygın şeklidir</strong>. Bu ayak bileklerini, bacakları, elleri ve kolları etkiler. Belirtiler arasında şişlik ve vücudun bir bölümünü hareket ettirme zorluğu sayılabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-4d7e37be-5ce4-468d-be53-d3c726fca326">Akciğer ödemi (Pulmoner Ödem)</h3>



<p id="block-02f6bc46-da47-48e6-baf2-8628ed8f98df">Akciğerlerde aşırı sıvı birikmesi, solunumu zorlaştırır. Bu, konjestif kalp yetmezliği veya akut akciğer hasarından kaynaklanabilir. <strong>Ciddi bir durumdur</strong>, tıbbi bir acil durum olabilir ve solunum yetmezliğine ve ölüme neden olabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-99806e4b-12d9-4925-ae4f-a383d1b853af">Beyin ödemi (Serebral ödem)</h3>



<p id="block-f3dff767-70bb-4c5a-abbb-35f6765da4a5">Bu beyinde meydana gelir. Birçoğu potansiyel olarak <strong>hayati tehlike içeren</strong> çeşitli nedenlerle olabilir. Belirtileri baş ağrısı, boyun ağrısı veya tutukluk, tamamen veya kısmi görme kaybı, bilinç veya zihinsel durumdaki değişiklikler, bulantı, kusma ve baş dönmesidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-4029d7bf-0e74-4691-a04c-1d719bf7b4e8">Göz dibi ödemi (Maküler ödem)</h3>



<p id="block-db24a0eb-8422-49c1-baf7-56f63dd7ada1">Bu, diyabetik retinopatinin <strong>ciddi bir komplikasyonudur</strong>. Şişlik, gözün detaylı ve merkezi görmeyi sağlayan kısmı makülada meydana gelir. Kişi, merkezi görüşlerinde ve renkleri nasıl gördüğünde değişiklikler olduğunu fark edebilir.</p>



<p id="block-9deb6393-c146-4afc-803a-f2c863d30d4a">Ödem başka yerlerde de ortaya çıkabilir, ancak yukarıda belirtilenler en yaygın olanlarıdır. Birçok ciddi sağlık koşullarından birini gösterebilir.</p>



<p id="block-d5ca49eb-123a-4f47-bfbd-ed4f7799aca2">√ Herhangi bir şişlikten endişe duyuyorsanız bir doktora danışmanız önemlidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-93f785dd-fec2-4662-af43-515b2131d391">ne zaman yardım almalıyım?</h2>



<p id="block-fbc05d35-9245-46ca-9598-9aff470c83fd">Hamilelik sırasında aniden ödem gelişirse, hemen doktorunuzu arayın. Bu bir komplikasyon belirtisi olabilir. <em>(Preeklampsi, </em><a rel="noreferrer noopener" class="rank-math-link" href="http://www.jinekolojivegebelik.com/2012/01/eklampsi-nedir-belirtileri-tedavisi_06.html" target="_blank"><em>Eklampsi</em></a><em>)</em></p>



<p id="block-876a643e-6f71-4947-b15e-729c86475661">Nefes almakta zorlanıyorsanız daima acil yardım isteyin. Akciğer boşluklarının sıvı ile dolduğu ciddi bir tıbbi durum olan <strong>akciğer ödemi</strong> belirtisi olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-6297a4d3-890d-4ac9-a09b-a9cfed52c36c">Ödem nasıl tedavi edilir?</h2>



<p id="block-7386d6b9-1104-47b9-972a-77993fa954bc">Önce nedeni tespit edilmelidir çünkü tedavi nedene bağlı olarak değişir. Geçici ödem, tuz alımınızı azaltıp otururken bacaklarınızı yukarıda tutarak sık sık iyileştirilebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-03b31dd9-4b39-4dc6-83f7-75b945ab641b">Evde tedavi</h3>



<p id="block-ef962c09-0bfd-4475-adbf-cf4bc8eae2b3">Deneyebileceğiniz birkaç şey var:</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-afae7aea-ea3c-472b-95bc-0f68785b97f1"><li>Paketlenmiş ve işlenmiş tuzu yüksek olan yiyeceklerden kaçınarak, çok çeşitli <strong>sağlıklı yiyecekleri yiyin</strong>.</li><li>Hareketsizlik nedeniyle şişmeyi önlemeye yardımcı olacak ılımlı bir <strong>egzersiz yapın.</strong></li><li><strong>Tütün </strong>ve<strong> alkolden</strong> uzak durun.</li><li><strong>Destek çorapları</strong> giyin.</li><li><a rel="noreferrer noopener" class="rank-math-link" href="https://www.topoglu.com/akupunktur-tedavisi-nasil-uygulanir/" target="_blank"><strong>Akupunktur</strong></a> veya <strong>masaj</strong> deneyin.</li><li>şişen bölgeyi yüksekte tutmak (Elevasyon)</li><li>Tansiyonu düşürebilen ve varisli damarlar ve zayıf damar fonksiyonu ile ilgili ödemleri hafifletmeye yardımcı olan <strong><a rel="noreferrer noopener" class="rank-math-link" href="https://www.beslenmedestegi.com/dogal-urun/uzum-cekirdegi-faydalari" target="_blank">üzüm çekirdeği ekstresi</a></strong> kullanın.</li></ul>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-db72cabb-1c18-46f0-9001-7a5d444716af">Tıbbi tedavi</h3>



<p id="block-c7864874-899e-45c9-bf0a-d52864664157">Belirli koşullar veya durumlar için alabileceğiniz bazı öneriler:</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-e410d359-62cd-4c32-916f-370e6bdc29ca"><li><strong>Gebelik.</strong> Önemli miktarda sıvı toplanması tehlikeli olabilir ve doğru şekilde teşhis edilmesi gerekir.</li><li><strong>Kalp yetmezliği.</strong> Diüretikler , kalp fonksiyonlarını iyileştiren diğer ilaçlarla birlikte kullanılabilir.</li><li><strong>Siroz.</strong> Tüm alkolü ortadan kaldırmak, tuzu azaltmak ve diüretik kullanmak semptomları iyileştirebilir.</li><li><strong>Lenfödem.</strong> Diüretikler erken başlangıçta yardımcı olabilir. Kompresyon çorapları veya manşonları da faydalı olabilir.</li><li><strong>İlaca bağlı.</strong> Diüretikler bu durumlarda işe yaramaz. İlacınızın değiştirilmesi veya kesilmesi gerekebilir.</li></ul>



<p id="block-7c6d7fac-5993-436e-b561-207d091192e0">Ödemeniz aniden geliştiyse, kötüleşiyorsa, ağrılıysa, yeniyse veya göğüs ağrısı ya da nefes darlığı ile ilişkiliyse <strong>derhal tıbbi yardım</strong> alın.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-08ae149b-1516-4ef9-8289-deaa88828f85">Ödem önlenebilir mi?</h2>



<p id="block-145c8679-4c8c-4208-86bc-3ffab95f0b3b">Ödemi önlemek için mümkün olduğunca:</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-5e3c6c17-4d5e-4b52-8fdb-3d1b104f5f5b"><li><strong>fiziksel olarak aktif</strong> kalın</li><li>diyetinizde <strong>aşırı tuzdan (Sodyum Na) kaçının</strong></li><li>ödeme neden olan herhangi bir koşulla ilgili doktorunuzun emirlerine uyun</li></ul>



<p id="block-d8837205-2868-48f9-8854-da245b689fa8">Yararlanan Kaynak: <a rel="noreferrer noopener" href="https://www.healthline.com/symptom/edema" target="_blank" class="rank-math-link">Healthline</a> Çeviri ve Hazırlayan: E.B. , MD, PhD</p>
<p><a href="/odem-nedir-ve-nasil-olusur/">Ödem 3 nedenden kaynaklanır</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşte Genital Siğillerin kesin ve kalıcı Çözümü (kondilom)</title>
		<link>/genital-sigil-kondilom-icin-kalici-cozum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doktorca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2020 17:12:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">/?p=286</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genital siğil, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların en yaygın türlerinden biridir. Cinsel açıdan aktif olan tüm insanlarda, neredeyse yaşamları boyunca bir noktada genital siğillere neden olan virüs (Human papilloma virüsü HPV) bulaşmıştır. Enfeksiyon oranı kadınlarda daha yüksektir. Adından da anlaşılacağı gibi, genital siğil, genital bölgenin nemli dokusunu etkiler. Genital siğiller küçük, et renkli yumrular gibi görünebilir ... <a title="İşte Genital Siğillerin kesin ve kalıcı Çözümü (kondilom)" class="read-more" href="/genital-sigil-kondilom-icin-kalici-cozum/" aria-label="Read more about İşte Genital Siğillerin kesin ve kalıcı Çözümü (kondilom)">Devamını oku</a></p>
<p><a href="/genital-sigil-kondilom-icin-kalici-cozum/">İşte Genital Siğillerin kesin ve kalıcı Çözümü (kondilom)</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p id="block-007ffa1a-d0f3-46bf-842c-5bc3030bda10">Genital siğil, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların en yaygın türlerinden biridir. Cinsel açıdan aktif olan tüm insanlarda, neredeyse yaşamları boyunca bir noktada genital siğillere neden olan virüs (Human papilloma virüsü HPV) bulaşmıştır. Enfeksiyon oranı kadınlarda daha yüksektir.</p>



<span id="more-286"></span>



<p id="block-833dcb47-3128-47d1-8ff3-ebac115c986e">Adından da anlaşılacağı gibi, genital siğil, genital bölgenin nemli dokusunu etkiler. Genital siğiller küçük, et renkli yumrular gibi görünebilir veya karnabahar benzeri bir görünüme sahip olabilir. Çoğu durumda, siğiller görülemeyecek kadar küçüktür.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/genital-sigil.jpg" alt="genital siğiller" class="wp-image-287" width="520" height="520" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/genital-sigil.jpg 520w, /wp-content/uploads/2020/12/genital-sigil-300x300.jpg 300w, /wp-content/uploads/2020/12/genital-sigil-150x150.jpg 150w, /wp-content/uploads/2020/12/genital-sigil-120x120.jpg 120w" sizes="auto, (max-width: 520px) 100vw, 520px" /><figcaption>genital siğil</figcaption></figure>



<p id="block-ed687027-43b7-46ab-8dcb-3ee4237ce6f8">Vücudunuzda başka yerde görülen siğil gibi, genital siğiller de insan papilloma virüsünden (HPV) kaynaklanır. Bazı genital HPV suşları kansere neden olabilir. Aşılar, bazı genital HPV suşlarına karşı korunmaya yardımcı olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-b5938ec6-f97f-493c-ab14-bafcdb2ace8a">BELİRTİLERİ</h2>



<p id="block-8a410a9d-9563-48dd-bea7-6eb0794f1db6"><strong>Kadınlarda</strong>, vulvada, vajinanın duvarlarında, dış genital organlarla anüs arasındaki alanda (halk dilinde apış arasında), anal kanalda ve servikste genital siğiller büyüyebilir.</p>



<p id="block-f824aeb6-81ee-4405-b817-5f5a25340c00"><strong>Erkeklerde</strong> penis, torbalar (skrotum) veya anüsün ucu veya şaftında oluşabilir. Genital siğiller, enfekte bir kişiyle oral cinsel teması olan bir kişinin ağzında veya boğazında da gelişebilir.</p>



<p id="block-a012d442-d2c9-43b4-a1c7-ae5ea7430630"><strong>Genital siğiller belirti ve semptomları şunları içerir:</strong></p>



<ul class="wp-block-list" id="block-11c352ec-e10d-41e7-bafb-2f85c0b95bb7"><li>Genital bölgede küçük, ten rengi veya gri renkte şişlikler</li><li>Karnabahar benzeri bir şekil alan birbirine yakın birkaç siğil</li><li>Genital bölgede kaşıntı veya rahatsızlık</li><li>İlişki sırasında kanama</li></ul>



<p id="block-df93070a-d698-41bd-9336-f8c3d86e86d2">Genital siğil o kadar küçük ve düz olabilir ki çıplak gözle görülemezler. Bununla birlikte, bazen, genital siğiller büyük kümeler halinde çoğalabilirler.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-42720d5c-7f02-4538-b8ca-cb2757394320">Ne zaman doktora görünmeli?</h3>



<p id="block-907ad729-40fa-4ef9-8773-f77bfb6d87f0">Siz veya eşiniz veya partneriniz genital bölgede şişlikler veya siğiller gelişirse bir doktora görünün.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-b6f6eff1-dd2b-4449-855c-03412029d29b">NEDENLERİ</h2>



<p id="block-34109277-aca4-4755-914b-180e7b2b9f45">İnsan papilloma virüsü (HPV) siğillere neden olur. Özellikle genital bölgeyi etkileyen 40&#8217;tan fazla farklı HPV suşu vardır. Genital HPV cinsel ilişki yoluyla yayılır. Aslında çoğu durumda, bağışıklık sistemi bu virüsü öldürür ve asla enfeksiyonun belirtileri veya semptomları gelişmez.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-af26d123-7cbb-44f0-92b0-4d87959683ea">Risk faktörleri</h3>



<p id="block-8690e641-4ff0-4f04-b877-6e33b00b0199">Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinde çalışanlar ve cinsel olarak aktif olan insanların hemen hemen hepsinin yaşamları boyunca bir noktada en az bir tür HPV ile enfekte olacağını tahmin etmek mümkündür. Enfeksiyon riskini artırabilecek faktörler şöyledir:</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-87c3a897-9e83-40cb-a88f-8b98e77558c3"><li>Birden fazla partnerle korunmasız seks yapmak</li><li>Cinsel yolla bulaşan başka bir enfeksiyon geçirmiş olmak</li><li>Cinsel tarihini bilmediğin bir eşle seks yapmak</li><li>Genç yaşta cinsel olarak aktif olmak</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-3a3d2046-3d7d-4f29-a7b3-a3ee66742e77">Komplikasyonlar</h2>



<p id="block-d24ec4b3-ea8b-4f06-ae70-69f15ccdcb70">Genital siğil komplikasyonları şunları içerebilir:</p>



<p id="block-b51d0e36-1077-4a6a-a958-fb02e78e7115"><strong>Kanser.</strong> Rahim ağzı kanseri, genital HPV enfeksiyonu ile yakından bağlantılı olmuştur. Bazı HPV tipleri, vulva kanseri, anüs kanseri, penis kanseri ve ağız ve boğaz kanseri ile de ilişkilidir. İnsan papilloma virüsü enfeksiyonu her zaman kansere yol açmaz, ancak özellikle HPV&#8217;nin daha yüksek riskli türlerine yakalandıysanız kadınların düzenli Pap testleri yaptırması yine de önemlidir.</p>



<p id="block-6f7c73ef-b4b1-4222-bc04-a82be6019ef3"><strong>Hamilelikteki sorunlar. </strong>Genital siğiller hamilelik sırasında sorunlara neden olabilir. Siğiller genişleyebilir ve idrara çıkmayı zorlaştırabilir. Vajinal duvardaki siğiller vajinal dokuların doğum sırasında gerilme yeteneğini azaltabilir. Vulvada veya vajinadaki büyük siğiller doğum sırasında gerildiğinde kanama yapabilir. Nadiren, genital siğilleri olan bir anneye doğan bir bebek boğazında siğiller gelişebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-c0c3bed5-3714-4027-b98b-f1edaf676298">Önleme</h2>



<p id="block-3138ce5f-6548-4a7b-8e83-a1d26cb15043">Her seks yaptığınızda prezervatif kullanmak, genital siğillere yakalanma riskinizi önemli ölçüde azaltabilir. Prezervatif kullanımı riskinizi azaltsa da, yüzde 100 etkili değildir. Hala genital siğillere yakalanma olasılığı vardır.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-223785cc-083f-4dcf-ab66-351660d34476">Aşılama</h3>



<p id="block-d8f02cf2-ede3-4e0d-bcda-ee5b88002459">Gardasil olarak bilinen bir aşı, kansere neden olan dört HPV suşuna karşı koruma sağlar ve genital siğilleri önlemek için kullanılır. 2014 yılında, ABD Gıda ve İlaç İdaresi, dokuz HPV suşuna karşı koruyan Gardasil 9 adlı bir aşıyı onayladı.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-4b8634b4-8554-46c6-b1e6-5ab776c9bfef">Teşhis</h2>



<p id="block-47a4ae2c-85eb-4529-9475-0e9279bc2c9f">Genital siğilleri tespit etmek genellikle zor olduğundan, doktorunuz siğilleri beyazlatmak için cinsel organlarınıza hafif bir asetik asit çözeltisi uygulayabilir. Daha sonra, onları özel bir büyüteç aleti, bir kolposkop ile görebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-da15be8a-56d8-4e03-a1b8-6d825d882d9f">Pap testleri</h3>



<p id="block-9bc79e8e-203b-46e5-8380-8a3303af25c1"><strong>Pap testi nasıl yapılır?</strong></p>



<p id="block-9683bcf7-a27b-4df2-8415-461def1082ad">Kadınlar için, genital siğillerin veya vajinal kanserin erken belirtilerinin vajinal ve servikal değişikliklerinin saptanmasına yardımcı olabilecek düzenli pelvik muayeneler ve Pap testlerinin yapılması önemlidir &#8211; bu genital HPV enfeksiyonunun olası bir komplikasyonudur.</p>



<p id="block-66dad42a-20f3-4500-8d37-dbac5b915b5f">Pap testi sırasında doktorunuz vajinanızı açık tutmak için spekulum adı verilen bir cihaz kullanacaktır. Daha sonra rahim ağzınızdan küçük bir hücre örneği toplamak için uzun saplı bir alet kullanacaktır &#8211; vajinanız ve uterusunuz arasındaki geçiş. Hücreler anormallikler için mikroskopla incelenir.</p>



<p id="block-08382220-ff2f-440f-b54d-eb945708b4cc"><strong>HPV testi</strong><br>Rahim ağzı kanserine yalnızca birkaç tür genital HPV bağlanmıştır. Pap testi sırasında alınan rahim ağzı hücrelerinin bir örneği, kansere neden olan bu HPV suşları için test edilebilir.</p>



<p id="block-a3228116-dc1a-46dc-a2bc-f1f012a24cd8">Bu test genellikle 30 yaş ve üstü kadınlar için ayrılmıştır. Genç kadınlar için faydalı değildir çünkü bağışıklık sistemleri genellikle kansere neden olmayan genital HPV çeşitlerini tedavi görmeden öldürebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-b8a920f7-c5ae-44a3-bbef-e45bf2df26f3">Tedavi</h2>



<p id="block-a28a97da-9c5d-4a3a-a6bc-18afdf41ed07">Eğer siğiller size rahatsızlık vermiyorsa, tedaviye ihtiyacınız olmayabilir. Ancak belirtileriniz kaşıntı, yanma ve ağrıyı içeriyorsa veya gözle görülür siğiller duygusal ve sosyal açıdan sıkıntıya neden oluyorsa, doktorunuz ilaç veya ameliyatla bir salgını gidermenize yardımcı olabilir. Ancak, lezyonların tedaviden sonra geri gelmesi muhtemeldir. Virüsün kendisi için bir tedavi yoktur.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-70df7cb5-3d6d-483c-adc9-3ad3833fdb0c">İlaçlar</h3>



<p id="block-81991b98-787f-4d46-b7ad-6c6dd1c4313f">Doğrudan cildinize uygulanabilen genital siğil tedavileri şunları içerir:</p>



<p id="block-8b57939e-7179-4911-b0cd-a3e07a53640a"><strong>Imiquimod (Aldara, Zyclara)</strong>. Bu krem ​​bağışıklık sisteminizin genital siğiller ile savaşma yeteneğini arttırmaya çalışır. Krem cildinizdeyken cinsel temastan kaçının. Bu krem prezervatifleri inceltebilir ve eşinizin cildini tahriş edebilir.</p>



<p id="block-4240a806-44d8-4307-8eff-e54010a2ddac">Olası bir yan etkisi derinin kızarıklığıdır. Diğer yan etkiler arasında kabarcıklar, vücut ağrıları, öksürük, döküntüler ve yorgunluk olabilir.</p>



<p id="block-67242bca-9087-4241-9291-e6a0e073a4c0"><strong>Podophyllin ve podofilox (Condylox).</strong> Podophyllin, genital siğil dokusunu yok eden, bitki bazlı bir reçinedir. Doktorunuz bu çözümü uygulamalıdır. Podofilox aynı aktif bileşiği içerir ve evde sizin tarafınızdan güvenle uygulanabilir.</p>



<p id="block-43c61d43-8604-4e94-8eaa-643c4c6e9d7e">Doktorunuz podofilox&#8217;un ilk uygulamasını uygulamak isteyebilir ve ilacın çevresindeki cildi tahriş etmesini önlemek için ihtiyati tedbirler önerecektir. Asla podofilox&#8217;u dahili olarak uygulamayın. Ek olarak, bu ilacın hamilelik sırasında kullanılması önerilmemektedir. Yan etkileri hafif cilt tahrişini, yaraları veya ağrıyı içerebilir.</p>



<p id="block-a669c74b-51de-4c41-8ef2-81acae2d2d37"><strong>Trikloroasetik asit (TCA). </strong>Bu kimyasal işlem genital siğilleri yakar ve iç siğiller için kullanılabilir. Yan etkileri hafif cilt tahrişini, yaraları veya ağrıyı içerebilir.</p>



<p id="block-17ccfc48-d5e4-4bfc-abfe-5569c2cebd75"><strong>Sinekatechinler (Veregen).</strong> Bu krem ​​anal kanal içinde veya çevresinde dış genital siğiller ve siğiller tedavisi için kullanılır. Yan etkiler genellikle hafiftir ve ciltte kızarıklık, kaşıntı veya yanma ve ağrı içerebilir.</p>



<p id="block-d97593be-10c8-47b8-a054-35d990d36c52"><strong>Not:</strong> Genital siğil bir viral enfeksiyondur. Yani sebebi virüstür (HPV). Dolayısıyla toplumda yaygın olarak bilinen anti-bakteriyal kremlerin (<em>Fucidin, Bactroban, Teramisin</em>, vb.) genital siğillerde bir etkisi yoktur.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-213db3da-a8a2-4960-8768-e034779fc41c">Cerrahi Tedavi Seçeneği</h2>



<p id="block-e158eff9-eee3-4966-b1c9-b826c1b129c8">Büyük siğilleri, ilaçlara cevap vermeyen siğiller veya &#8211; hamileyseniz &#8211; doğum sırasında bebeğinizin maruz kalabileceği siğilleri gidermek için ameliyat gerekebilir. Cerrahi seçenekler şunları içerir:</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-8cf450e2-a74b-4c16-b2c8-6d0b9f530b87"><li><strong>Sıvı azotla dondurma (kriyoterapi).</strong> Dondurma, siğilinizin etrafında bir kabarcığın oluşmasına neden olarak çalışır. Cildiniz iyileştikçe lezyonlar kabarır ve yeni cildin görünmesini sağlar. Tekrarlanan kriyoterapi tedavilerine ihtiyacınız olabilir. Başlıca yan etkileri ağrı ve şişliği içerir.</li><li><strong>Elektrokoter.</strong> Bu prosedür siğilleri yakmak için elektrik akımı kullanır. İşlemden sonra biraz ağrı ve şişlik olabilir.</li><li><strong>Cerrahi eksizyon.</strong> Kökten çözüm. Doktorunuz siğilleri kesmek için özel aletler kullanabilir. Bu tedavi için lokal veya genel anesteziye ihtiyacınız olacak ve daha sonra biraz ağrı olabilir.</li><li><strong>Lazer tedavisi</strong>. Yoğun bir ışık demeti kullanan bu yaklaşım pahalı olabilir ve genellikle çok kapsamlı ve tedavisi zor siğiller için ayrılmıştır. Yan etkileri yara izi ve ağrı içerebilir.</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-fc088099-db15-493a-9058-231e993aac5b">Ne Yapmamalı</h2>



<ul class="wp-block-list" id="block-d99d7605-b9ec-4dc9-8605-864cd66445c9"><li>Hamilelik sırasında imiquimod, podofilox veya podophyllin kullanmayın. Bu ajanlar hamilelik sırasında güvence altına alınmamıştır ve çok miktarda podofilin kullanıldığında rapor edilen birkaç toksisite vakası olmuştur.</li><li>Penis Siğili (Şekil-1) ile peniste oluşan “inci penil papüllerini” karıştırmayın (Şekil-2). Glans penisinin korona etrafındaki kubbe şeklinde veya saç şeklinde çıkıntılar, erkeklerin% 10&#8217;unda normal varyantlardır.</li><li>Diğer lezyonlarla condyloma acuminatum hastalığını karıştırmayın. Örneğin: Condylotata lata, Vulva mikropapillumatozu, Molluscum contagiosum ve Skuamöz hücreli karsinomu içerir. Lezyonlar tedaviye cevap vermiyorsa, biyopsiyi düşünün.</li><li>Tekrarlama bu hastalığın normal doğasında vardır. Hastalarla bu bilgiyi paylaşın.</li></ul>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/penis-sigili.jpg" alt="Şekil-1: Penis Siğili" class="wp-image-288" width="316" height="270" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/penis-sigili.jpg 316w, /wp-content/uploads/2020/12/penis-sigili-300x256.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 316px) 100vw, 316px" /><figcaption>Şekil-1: Genital Penis Siğili</figcaption></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/inci-penil-papullerini.jpg" alt="Şekil-2: inci penil papüllerini" class="wp-image-289" width="357" height="234" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/inci-penil-papullerini.jpg 357w, /wp-content/uploads/2020/12/inci-penil-papullerini-300x197.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 357px) 100vw, 357px" /><figcaption>Şekil-2: inci penil papüllerini</figcaption></figure>
<p><a href="/genital-sigil-kondilom-icin-kalici-cozum/">İşte Genital Siğillerin kesin ve kalıcı Çözümü (kondilom)</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi huylu benlerin (melanom) tedavi edilmesi gerekir mi?</title>
		<link>/melanom-nedir-nasil-tedavi-edilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doktorca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2020 15:44:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">/?p=266</guid>

					<description><![CDATA[<p>Melanom, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde teşhis edilen en yaygın beşinci kanserdir. 1990 yılından bu yana vaka sayısı giderek artmaktadır. Melanom diğer bazı cilt kanserlerinden daha az yaygındır, ancak büyüme ve yayılma olasılığı daha yüksektir. Melanom nedir? Melanom, cildin pigment hücrelerinde (melanosit) gelişen bir kanser türüdür. Melanositler, cildi ultraviyole (UV) radyasyondan, yani güneş ışığından korumak için melanin ... <a title="İyi huylu benlerin (melanom) tedavi edilmesi gerekir mi?" class="read-more" href="/melanom-nedir-nasil-tedavi-edilir/" aria-label="Read more about İyi huylu benlerin (melanom) tedavi edilmesi gerekir mi?">Devamını oku</a></p>
<p><a href="/melanom-nedir-nasil-tedavi-edilir/">İyi huylu benlerin (melanom) tedavi edilmesi gerekir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p id="block-58367e9a-49d1-4929-ae3d-c22d37e75307">Melanom, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde teşhis edilen en yaygın beşinci kanserdir. 1990 yılından bu yana vaka sayısı giderek artmaktadır. Melanom diğer bazı cilt kanserlerinden daha az yaygındır, ancak büyüme ve yayılma olasılığı daha yüksektir.</p>



<span id="more-266"></span>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-7b104e48-156d-4dd1-8e8b-b803caf57a8e">Melanom nedir?</h2>



<p id="block-18fc4d94-3d18-450d-aca1-b7a70c4b0422"><strong>Melanom, cildin pigment hücrelerinde (<em>melanosit</em>) gelişen bir kanser türüdür.</strong> Melanositler, cildi ultraviyole (UV) radyasyondan, yani güneş ışığından korumak için <em>melanin</em> üretir. Çoğu benler (Nevüs) iyi huyludur, ancak bazen bir iyi huylu görünen benlerde kötü huylu ve kontrolsüz melanosit hareketleri olabilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/melanosit-nedir.jpg" alt="melanosit nedir" class="wp-image-268" width="398" height="388" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/melanosit-nedir.jpg 398w, /wp-content/uploads/2020/12/melanosit-nedir-300x292.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 398px) 100vw, 398px" /><figcaption>Melanosit</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-62c33ca8-783d-4818-8823-9d94c1b5ca0a">Melanomun nedeni nedir?</h2>



<p id="block-f60952a1-047a-4cd2-88b8-c2c48151e6ab">Melanom, melanositler olarak bilinen pigment üreten hücreler mutasyona uğradığında gelişir. Çoğu melanosit ciltte bulunmasına rağmen, bazıları gözlerde ve vücudun diğer kısımlarında görülür. Hastalığın kesin nedeni her zaman net olmasa da, birincil risk faktörü güneşten veya bronzlaşma yataklarından ultraviyole (UV) radyasyona maruz kalmaktır. Özellikle çocukken sık sık güneş yanığı olan kişilerin riski daha yüksektir.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-79dcb5fb-c764-4c8d-84fa-b01b62bb0475">Risk faktörleri</h3>



<p id="block-d04e6c81-48bb-438f-bf21-7828df3e0758">Risk faktörlerini anlamak, hastalığı geliştirme olasılığını azaltmak için önleyici tedbirler almanıza yardımcı olabilir. Bu faktörleri azaltmak, melanom veya diğer cilt kanserleri riskini azaltacaktır. Kontrol edilemeyen faktörler için, düzenli cilt muayeneleri erken tanı açısından çok önemlidir. Bu risk faktörleri şöyledir:</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-a84fb478-2cef-4a35-a71e-28c189604ad3"><li><strong>Genel</strong> &#8211; Ultraviyoleye (UV) maruz kalma: Gün boyunca açık havada çalışan veya boş zamanlarının çoğunu açık havada geçirmeyi seçen ve UV ışığına maruz kalan insanlar daha fazla risk altındadır. Bronzlaşma yataklarını kullanmayı seçen insanlar cilt kanseri riskini artırır. Sık sık güneş yanığı, özellikle çocuklukta meydana geldiklerinde, hastalığın gelişme riskini arttırır.</li><li><strong>Yaş:</strong> Birçok kanserde olduğu gibi, yaşlandıkça melanom riskleri artar. Yeni vakalarının yaklaşık yarısı 55-74 yaş arası hastalarda teşhis edilir. Ancak bu hastalık her yaştan insanı etkileyebilir. Aslında, 25 ila 29 yaş arası kadınlar arasında en yaygın kanser türüdür.</li><li><strong>Bağışıklık baskılama:</strong> Organ nakli ile ilişkili virüsler, hastalıklar veya bağışıklık baskılama terapisi gibi bağışıklık sistemini zayıflatan koşullar tüm cilt kanserleri için riskleri artırabilir.</li><li><strong>Vücut &#8211; Cilt tonu</strong>: Kafkasyalıların cilt kanseri geliştirme riski beyaz olmayanlardan daha fazladır. Sarı veya kızıl saçlı, mavi veya yeşil gözlü veya kolayca yanabilen veya çilli cilde sahip kişiler için de risk daha yüksektir.</li><li><strong>Benler </strong>(Nevüs)<strong>:</strong> Çoğu ben zararsızdır ve asla kansere dönüşmez, ancak çok sayıda benin olması melanom gelişme riskini artırabilir. <strong><em>Displastik nevus</em></strong> (melanomu andırabilecek benler) varlığı da riski yüzde 10 oranında artırabilir. Her ne kadar displastik nevuslar melanom haline gelmeyecek olsa da, küçük bir yüzde olabilir ve bu tip benlere sahip bireyler kapsamlı cilt muayeneleri için düzenli olarak bir dermatoloğa gitmelidir. (Dermatoloji, cilt hastalıkları ve tedavisiyle ilgilenen tıp dalı. İlgilenen hekimin adı Dermatologdur.)</li><li><strong>Genetik</strong> &#8211; Aile ve / veya kişisel geçmiş: Anne, baba ve kardeşlerde bu hastalık varsa risk artar. Daha önce hastalık tanısı konan bireyler de hastalığı tekrar geliştirme riski altındadır.</li><li><strong>Kalıtsal koşullar:</strong> Cildin UV hasarını onarma yeteneğini etkileyen kalıtsal bir hastalık olan <em>Xeroderma Pigmentosum</em> gibi durumlar, melanom geliştirme riski artar ve daha erken yaşta gelişebilir.</li></ul>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-10649418-20ea-48d3-99d3-ba4b3a2d8817">Melanom Türleri</h3>



<p id="block-a7fc160f-2e88-4ed0-a2f8-9ec00e446a9e">En yaygın melanom tipi ciltte gelişen kutanöz türüdür. Çoğu melanom güneşe maruz kalan ciltte gelişirken, hastalık kasık veya ayakların dipleri gibi maruz kalmayan bölgelerde de bulunabilir.</p>



<h4 class="wp-block-heading" id="block-d51199ef-3e32-4106-a8d5-eee53d1755d4">Yüzeysel yayılan melanom</h4>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="722" height="406" src="/wp-content/uploads/2020/12/melanom-nedir.jpg" alt="melanom nedir" class="wp-image-267" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/melanom-nedir.jpg 722w, /wp-content/uploads/2020/12/melanom-nedir-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 722px) 100vw, 722px" /></figure>



<p id="block-ff2c212d-2d4e-4cba-b49b-083f296ef99e">Yüzeysel yayılan melanom <strong>en sık görülen</strong> türdür (%70). Hastalığın bu formu, cildin dış tabakası boyunca birkaç yıl boyunca büyüyebilir. Yüzeysel yayılan melanomlar yükselebilir ve düzensiz sınırları olabilir. Siyah veya pembe kenarlı kahverengi olabilirler. Ulusal Kanser Enstitüsü&#8217;ne (NCI) göre, teşhis edilen vakaların yüzde yetmişi yüzeysel yayılan türdendir.</p>



<h4 class="wp-block-heading" id="block-7a4aaa65-a22a-4598-8307-cd60d5ce5daf">Nodüler melanom</h4>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/noduler-melanom.jpg" alt="Nodüler melanom" class="wp-image-269" width="450" height="311" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/noduler-melanom.jpg 450w, /wp-content/uploads/2020/12/noduler-melanom-300x207.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /><figcaption>Nodüler melanom</figcaption></figure>



<p id="block-f67fd216-6e42-45e4-a358-b6a09089518e">Cildin yüzeyinde ilk kez ortaya çıktıktan sonra, nodüler melanom hızla cildin daha derin katmanlarına dönüşebilir. Hastalığın bu formu bir yumru veya büyüme olarak görünebilir. Nodüler melanomlar tüm vakaların yüzde 15&#8217;ini oluşturur.</p>



<h4 class="wp-block-heading" id="block-000b8fca-e99b-4856-86a1-43ba2f6eca24">Akral-lentiginöz melanom</h4>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/ayakta-melanom.jpg" alt="Akral-lentiginöz melanom ayakta" class="wp-image-270" width="512" height="384" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/ayakta-melanom.jpg 512w, /wp-content/uploads/2020/12/ayakta-melanom-300x225.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 512px) 100vw, 512px" /><figcaption>Akral-lentiginöz melanom ayakta</figcaption></figure>



<p id="block-bae79de4-59dd-496c-8d49-ea834eca41ca">Akral-lentiginöz melanom en koyu tenli kişilerde en yaygın olanıdır. NCI&#8217;ye göre, bu tip melanom Afrika kökenli Amerikalılarda hastalığın yüzde 70&#8217;ini ve Asyalılar&#8217;daki tüm vakaların yüzde 46&#8217;sını temsil ediyor. Akral-lentiginöz melanom, avuç içlerinde, ayak tabanlarında ve tırnakların altında bulunabilir.</p>



<h4 class="wp-block-heading" id="block-a266fe54-82f3-4e00-931a-7efcdeef5514">Lentigo maligna melanomu</h4>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/Lentigo-maligna-melanoma.jpg" alt="Lentigo maligna melanomu" class="wp-image-271" width="450" height="252" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/Lentigo-maligna-melanoma.jpg 450w, /wp-content/uploads/2020/12/Lentigo-maligna-melanoma-300x168.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /></figure>



<p id="block-ef56ff65-d704-4618-9c65-bb657b8b62d5">Lentingo maligna melanomları çoğunlukla kollarda, bacaklarda, yüzde, boyunda ve güneşe maruz kalan diğer bölgelerde bulunur. Bu tip melanom riski, uzun süre güneşe maruz kalması nedeniyle yaşla birlikte artabilir. Cilt Kanseri Vakfı&#8217;na göre, Lentingo maligna Hawaii&#8217;deki en yaygın türdür.</p>



<h4 class="wp-block-heading" id="block-8ca0f339-f23a-409e-adea-fba111d934c5">Amelanotik ve desmoplastik melanomlar</h4>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/Amelanotic-melanom.jpg" alt="Amelanotik ve desmoplastik melanomlar" class="wp-image-272" width="450" height="417" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/Amelanotic-melanom.jpg 450w, /wp-content/uploads/2020/12/Amelanotic-melanom-300x278.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /><figcaption>Amelanotik ve desmoplastik melanomlar</figcaption></figure>



<p id="block-74c08ea9-23a2-4fc1-a72a-85a8530ec0bd">Bu iki benzer ve nadir melanom formu agresif olabilir ve teşhis edilmesi zor olabilir. Amelanotik melanomun pigment eksikliği nedeniyle tespit edilmesi zor olabilir. Desmoplastik melanom yaşlı hastaların baş ve boynunda bulunabilir.</p>



<h4 class="wp-block-heading" id="block-8caba0bf-80a7-4c2c-9c68-3c6589cd99e5">Oküler melanom</h4>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/gozde-melanom.jpg" alt="Oküler melanom gözde" class="wp-image-273" width="450" height="361" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/gozde-melanom.jpg 450w, /wp-content/uploads/2020/12/gozde-melanom-300x241.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /><figcaption>Oküler melanom gözde</figcaption></figure>



<p id="block-748ec041-4e9d-4b52-aa0e-6947651026d7">Gözlere renk veren melanositlerde oküler melanom gelişir. Tüm vakaların yaklaşık yüzde 3&#8217;ünü oluşturmaktadır. Her yıl 2.000&#8217;den fazla vaka teşhis edilir.</p>



<h4 class="wp-block-heading" id="block-f35bede5-5631-4523-a145-5af7f59175eb">Metastatik Melanom</h4>



<p id="block-697121fc-ce34-4b1a-b461-da70f80e8487">Uzak organlara yayılan melanoma türüdür. Hastalık çoğunlukla akciğerlere, karaciğere, kemiğe ve / veya beyine yayılır.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-a4eb4bc0-de2d-4223-abbe-55c2cfb55a1d">Melanom belirtileri nelerdir?</h2>



<p id="block-c075d990-afe9-4b2f-8654-bc7b61f927c8">Çoğu melanom cilt üzerinde gelişir ve erken tespit edilebilir. Kendi kendine muayene veya bir doktor tarafından yapılan düzenli cilt muayeneleri, şüpheli benleri veya deride erken belirtiler olabilecek değişiklikleri tespit etmeye yardımcı olabilir.</p>



<p id="block-af76838c-bc24-4b87-bd18-5dabdb24c0da"><strong>Diğer semptomlar şunları içerir:</strong></p>



<ul class="wp-block-list" id="block-b1a42ed6-43a8-4b07-b1de-8fdee98efe14"><li>İyileşmeyen yaralar</li><li>Kızarıklık, şişme veya hassas cilt</li><li>Benlerde büyüme, şekilsizlik, renk değişikliği veya kanama</li><li>Gözlerde koyu lekeler, görme kaybı veya bulanık görme</li></ul>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-6c6e4fd4-6bec-4d48-bd1b-5871d2ec1b4a">Melanomun erken uyarı işaretleri</h3>



<p id="block-5976ccae-65bb-4d37-804f-90876a934093">İlk belirtisi tipik olarak ciltte yeni bir noktadır veya mevcut bir leke veya benin büyüklüğünde, şeklinde veya renginde bir değişikliktir.</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-677782ad-8f0c-409b-9045-d6d697d070f7"><li>Asimetri: leke veya ben düzensiz bir şekle sahiptir.</li><li>Kenarlık: Kenar pürüzsüz değil, düzensiz veya çentikli.</li><li>Renk: ben düzensiz gölgeleme veya koyu lekelere sahiptir.</li><li>Çap: Ben bir kalem silgisinin boyutundan daha büyüktür.</li><li>Yükseklik: Ben boyut, şekil veya doku olarak değişiyor.</li></ul>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-c9157166-3206-4b7d-8c71-4a28dd680251">Melanom Evreleri</h3>



<p id="block-1d0b7605-e15d-434b-8c1e-bd2fc1077309">Melanom fizik muayene ve görüntüleme sonuçlarına göre ameliyattan önce (klinik evreleme) evrelendirilebilir. Ayrıca klinik bilginin biyopsilerden elde edilen bilgilerle birleştirileceği ameliyattan sonra (patolojik evreleme) evrelendirilecektir. Daha fazla bilgi kullandığı için patolojik kanser evrelemesi en doğrudur.</p>



<p id="block-b9bcec15-16e3-46be-b11d-5db380799e7e"><strong>Melanom Evreleri:</strong></p>



<ul class="wp-block-list" id="block-d7310399-f33d-4b30-8e33-31d13815ef8c"><li>Evre 0: Kanser hücreleri cildin üst tabakasında (epidermis) ve yayılmamıştır. Bu aşamada, kanser genellikle sadece ameliyatla tedavi edilir.</li><li>Evre I: Kanser hücreleri cildin derinliklerinde büyümüştür, ancak lenf düğümlerine veya vücudun diğer kısımlarına yayılmamıştır.</li><li>Evre II: Kanser hücreleri cildin derinliklerine iner veya daha yüksek riskli özelliklere sahiptir, ancak lenf düğümlerine veya ötesine yayılmamıştır.</li><li>Evre III: Kanser hücreleri yakındaki lenf düğümlerine yayılmış, ancak uzak organlara yayılmamıştır.</li><li>Evre IV: Metastatik melanom olarak da bilinir, kanser hücrelerinin deri ve bölgesel lenf düğümlerinin ötesine geçerek karaciğer, akciğerler veya beyin gibi uzak organlara veya uzak lenf düğümleri ve bölgelerine yayıldığı anlamına gelir.</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-9b529f19-01c9-4dfe-996b-e253d0b0899e">Teşhis</h2>



<p id="block-a9ef2f42-6a4f-4cce-b726-6a32825a1377">Melanom tanısı genellikle görsel bir muayene ile başlar. Aylık kendi kendine muayene ve yıllık doktor kontrolleri önemlidir.</p>



<p id="block-a156851c-0008-47b6-ab1a-163be03f201b">Bir leke veya benin melanom olup olmadığından emin olmanın tek yolu, bir doktor tarafından muayene edilmesidir.</p>



<p id="block-6a560b63-2983-4026-ba55-05109186efe7">Melanom teşhisi için bazı testler:</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-979183f7-096c-418c-a728-566d9bcdba37">Biyopsi</h3>



<p id="block-0420213f-2936-4aee-be63-fe919b5d67df">Lokal anestezi altında bölgeden parça alınarak patolojiye gönderilebilir. Deri kanserlerinin teşhisinde çeşitli biyopsi yöntemleri kullanılır, ancak şüpheli duurmlarda doktorlar genellikle tüm büyümenin çıkarıldığı <em><a href="/biyopsi-islemi-nasil-yapilir/" class="rank-math-link">eksizyonel biyopsi</a></em> kullanmayı tercih ederler.</p>



<p id="block-32f608b0-fc0c-40c9-b8ce-8c595ef61695">Melanom teşhisi konulursa, doktorunuz kanserin cildin ötesine yayılıp yayılmadığını belirlemek için bazı testler yapabilir. Genellikle yayılan ilk yer melanomlar yakındaki lenf düğümlerine aittir, bu nedenle doktorunuz herhangi bir lenf düğümünün genişleyip genişlemediğini belirlemek için koltuk altı, baş, boyun ve kasık bölgesini muayene edebilir. Doktor ayrıca şüpheli lenf düğümlerinin biyopsisini alabilir. İşlem sırasında cerrah bir sentinel lenf düğümü biyopsisi yapabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-702b6dc7-7a3b-4a54-a70c-4c8fb55617c6">Görüntüleme</h3>



<p id="block-964601ca-6314-4ccd-a789-6e6adfa47c75">Melanomun metastaz yapma veya uzak kemiklere veya uzak organlara yayılma diğer cilt kanserlerinden daha olasıdır. CT taraması, MRI, PET / CT taraması veya X-ışını dahil olmak üzere çeşitli tıbbi görüntüleme prosedürleri, vücuttaki kanser hücrelerini veya tümörleri tespit etmek için kullanılabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-bea40042-1dd3-46d5-8aea-18c44bdb6809">Melanom tedavileri</h2>



<p id="block-a9d864ec-bf65-4e58-a826-5c6852812fab">Melanom tedavisi, tek başına veya kombinasyon halinde cerrahi, radyasyon terapisi, kemoterapi, immünoterapi veya hedefli tedaviyi içerebilir. Tedavi planınız genellikle hastalığın ne kadar erken teşhis edildiğine ve yayılıp yayılmadığına bağlıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-ba1a261d-61e7-4b10-a91f-dc5d06bc3c16">Kemoterapi</h3>



<p id="block-63a080e2-118c-4a76-88c5-066953ee296b">Vücudun uzak bölgelerine yayılmış (metastatik) hastalar için kemoterapi önerilebilir. Kemoterapi, immünoterapi ve cerrahi dahil olmak üzere diğer kanser tedavileri ile kombinasyon halinde kullanılabilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/izole-infuzyon.jpg" alt="izole ekstremite infüzyonu" class="wp-image-274" width="350" height="389" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/izole-infuzyon.jpg 350w, /wp-content/uploads/2020/12/izole-infuzyon-270x300.jpg 270w" sizes="auto, (max-width: 350px) 100vw, 350px" /><figcaption>izole ekstremite infüzyonu</figcaption></figure>



<p id="block-f0bc378e-edbb-4439-90fd-a55d3f441c46">Bacak veya kol gibi ekstremitelerin birinde tümör bulunduğunda uzuvdan etkilenen bazı melanom vakalarında bölgesel kemoterapi veya <em>izole ekstremite infüzyonu</em> önerilebilir. Bu durumlarda, izole ekstremite infüzyonu, tümörü tedavi etmek ve kemoterapinin vücudun başka bir yerine gitmesini önlemeye yardımcı olmak için kemoterapiyi doğrudan etkilenen uzuvya uygular. Kemoterapiyi etkilenen bölgeye konsantre ederek, bu teknik sistemik kemoterapiden daha az yan etkiye neden olabilir. Bu prosedürde, kol veya bacağa bir turnike yerleştirilir, daha sonra yüksek dozlarda kemoterapi uygulanır.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-04184e97-f2e2-4582-8f64-37dcc8bb2926">İmmünoterapi</h3>



<p id="block-cc42d0ac-4ff2-4cc3-85ef-cad51837f2e0">İmmünoterapi ilaçları, melanom ve diğer bazı kanserler için birinci basamak tedavi olarak kullanılabilir veya kemoterapi ve cerrahi gibi diğer tedavilerle kombinasyon halinde kullanılabilir. Örneğin: Kontrol noktası inhibitörleri, Sitokinler, Onkolitik virüs tedavisi.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-8ad018bb-e013-4c7a-ae8d-b9605e67f98d">Radyasyon tedavisi</h3>



<p id="block-c189a3d3-ac99-4c71-bd0c-1a86d674754b">Radyasyon tedavisi ileri hastalık için kullanılabilir. Kullanılan spesifik tedaviler şunları içerir:</p>



<p id="block-95f1fe8d-2dfb-4b01-8aee-9f25b9ac1bf9">Dış ışın radyasyon tedavisi, cerrahi ile ilişkili standart risklerin veya komplikasyonların hiçbirini taşımayan ve size veya temas ettiğiniz diğer kişilere radyoaktivite riski taşımayan ağrısız bir ayakta tedavi prosedürüdür.</p>



<p id="block-82830945-ed1b-4a33-9c0d-1e24c02c89a4">Yoğunluk ayarlı radyasyon tedavisi, hastaların rekürrens riskini azaltmasına ve tedavileri daha hızlı bitirmesine yardımcı olabilir.</p>



<p id="block-7673d33a-ca00-4079-af76-6da472cce9bf">TomoTherapy® ulaşılması zor melanom tümörlerini hedefler ve yakındaki sağlıklı dokuya verilen zararı azaltmaya yardımcı olarak tedaviyle ilgili yan etkileri azaltır.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-ea8f3011-7dcf-4638-8d5c-354a8dad4110">Ameliyat</h3>



<p id="block-f4b5b1e5-fdbc-423e-bc84-79c99c86277e">Cerrahi lokalize melanom için birincil tedavidir. Metastaz yapmış hastalık için bir tedavi seçeneği olabilir. Bazı lokalize melanomlar için gerekli olan tek tedavi cerrahi olabilir. Bununla birlikte, yakınlardaki lenf düğümleri büyürse ve doktor kanser hücrelerinin yayıldığından şüphelenirse daha kapsamlı ameliyatlar gerektirebilir.</p>



<p id="block-fb7b2bb8-28ca-416d-a002-9a3c06c98598"><strong>Melanom için cerrahi prosedürler şunları içerir:</strong></p>



<p id="block-cefedd60-535a-47a0-b09d-6fa801f31cd3"><strong>Eksizyon:</strong> Cerrah, lokal anestezi altında neşter ile bir eksizyon uygulayarak cildin büyümesini keser. Melanomlarda tipik olarak geniş bir eksizyon kullanılır. Geniş bir eksizyonda, deri tümörü ve daha geniş bir sağlıklı doku çevresi çıkarılır. Geniş bir eksizyon, basit bir eksizyondan çok daha derin bir deriye uzanabilir (bkz. <a href="/biyopsi-islemi-nasil-yapilir/" class="rank-math-link">Eksizyonel Biyopsi</a>)</p>



<p id="block-ffa74b37-15ba-4a49-8fe1-40978e266a9c"><strong>Rekonstrüktif cerrahi:</strong> Cilt kanseri ameliyatları, özellikle cilt kanserini çıkarmak için geniş bir eksizyon veya başka bir kapsamlı ameliyat gerektiğinde veya ameliyat yüz, baş, boyun veya ellerde yapıldığında yara izi veya şekil bozukluğuna neden olabilir. Rekonstrüktif cerrahi seçenekleriniz hakkında doktorunuza danışın.</p>



<p id="block-b95bdd9c-aa3a-4cf5-a031-8b4db98ba96f"><strong>Lenf nodu biyopsisi ve çıkarılması:</strong> Bu prosedürde, doktorunuz doğrudan tümörden drene olan lenf sıvısını alan sentinel lenf düğümleri olarak bilinen bir veya daha fazla lenf düğümünü çıkaracaktır. Lenf düğümü veya düğümlerinde kanser belirtisi yoksa, ilave lenf düğümü ameliyatı gerekmez. Melanom hücreleri bir veya daha fazla sentinel lenf nodunda bulunursa, bölgedeki kalan lenf nodları çıkarılabilir.</p>



<p id="block-b9873909-69ac-44fb-9c5e-9f42c5ad9434"><strong>Sentinel lenf nodu biyopsisi:</strong> Melanomlu hastalarda, sentinel lenf nodu olarak bilinen özel tipte bir lenf nodu biyopsisi sıklıkla yapılır. Bu prosedürde, doktorunuz sentinel lenf düğümleri olarak bilinen ve tümörden drenaj yapan lenf sıvısını alması muhtemel bir veya birkaç spesifik lenf düğümünü çıkaracaktır. Sentinel lenf nodu kanser belirtisi göstermezse, ek lenf nodu ameliyatı gerekmez. Melanom hücreleri bir veya daha fazla sentinel lenf nodunda bulunursa, bölgedeki kalan lenf nodları genellikle çıkarılır. Sentinel lenf nodu biyopsisi, geleneksel lenf nodu diseksiyonundan daha az invaziv bir prosedürdür ve tipik olarak lenfödem gibi daha az yan etki ile ilişkilidir.</p>



<p id="block-3b8573cb-00c1-45dd-bba4-66f970e174b5"><strong>Metastatik melanom için cerrahi:</strong> Melanom beyne, kemiklere, karaciğere ve akciğerlere yayılabilir. Bu meydana geldiğinde, tümörlerin bu konumlardan çıkarılması için ameliyat yapılabilir. Tedavide cerrahi, immünoterapi veya kemoterapi gibi diğer tedavilerle birleştirilebilir. Bazı durumlarda, hastalığın semptomlarını hafifletmek için metastatik melanom cerrahisi önerilebilir (Palyatif Cerrahi)</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-7398ed65-0d51-4730-a917-a1572dc1b70a">Hedefli terapi</h3>



<p id="block-a847fe75-b65e-4cec-94c5-a1952185175a">FDA, cerrahi ile çıkarılamayan ileri metastatik melanomu tedavi etmek için birkaç hedefe yönelik tedavi ilacını onaylamıştır. Bazı hedefe yönelik tedavi ilaçları, cerrahi ile tedavi edilemeyen durumlarda kullanılır.</p>
<p><a href="/melanom-nedir-nasil-tedavi-edilir/">İyi huylu benlerin (melanom) tedavi edilmesi gerekir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Proloterapi Nedir? Ne zaman yapılır?</title>
		<link>/proloterapi-nedir-ne-zaman-yapilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doktorca]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2020 21:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">/?p=237</guid>

					<description><![CDATA[<p>Proloterapi, yumuşak doku hasarlarının enjeksiyon kullanılarak tedavi edilmesidir. Enjeksiyonlar bölgede iltihaba yol açar, vücut bölgeye kan ve besin desteğini artırır, bunun sonucunda da doku onarımı gerçekleşir. Terapi hasarlı alandaki doku büyümesini artırmayı amaçladığı için, proloterapi terimi proliferasyonun (çoğalma, artış) kısaltılmışı olan &#8220;prolo” sözcüğünden türetilmiştir.&#160; Proloterapide doktor, şekerli ya da tuzlu su bazlı bir çözeltiyi hasarlı ... <a title="Proloterapi Nedir? Ne zaman yapılır?" class="read-more" href="/proloterapi-nedir-ne-zaman-yapilir/" aria-label="Read more about Proloterapi Nedir? Ne zaman yapılır?">Devamını oku</a></p>
<p><a href="/proloterapi-nedir-ne-zaman-yapilir/">Proloterapi Nedir? Ne zaman yapılır?</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p id="block-dfea4075-1145-4b61-874a-523f7dc0c0d5">Proloterapi, yumuşak doku hasarlarının enjeksiyon kullanılarak tedavi edilmesidir. Enjeksiyonlar bölgede iltihaba yol açar, vücut bölgeye kan ve besin desteğini artırır, bunun sonucunda da doku onarımı gerçekleşir.</p>



<span id="more-237"></span>



<p id="block-221818c9-ea89-4ba4-a8e6-8e2d15c6ae1f">Terapi hasarlı alandaki doku büyümesini artırmayı amaçladığı için, proloterapi terimi <strong>proliferasyon</strong>un (çoğalma, artış) kısaltılmışı olan &#8220;prolo” sözcüğünden türetilmiştir.&nbsp;</p>



<p id="block-a9c5c621-5b87-4ac4-be26-2084d58af959">Proloterapide doktor, şekerli ya da tuzlu su bazlı bir çözeltiyi hasarlı bağ ya da tendonun kemikle birleştiği noktaya enjekte eder. Enjeksiyon iltihaba neden olur, bu da kan akışını, şişmeyi ve ağrıyı artırır.</p>



<p id="block-f12049c8-d08a-4dc9-b1c3-8a756796b6b2">Vücut daha sonra onarma ve iyileşme sürecini başlatır. İltihaplanma vücuda başka bir yaralanma olduğunu düşündürerek onu kandırır, böylece vücut tahriş edici solüsyonu yutacak ve yok edecek olan <strong>makrofajlar</strong> gönderir. Bu hücreler bölgeyi temizler.</p>



<p id="block-067db73a-a0a1-4af5-8c8f-9ec8925d75d3">Makrofajlar, bakteri ve diğer zararlı organizmaların tespiti, fagositozu ve tahribatında rol alan uzmanlaşmış hücrelerdir. Ek olarak, T hücrelerine antijenleri sunabilir ve diğer hücreleri aktive eden molekülleri (sitokinler olarak bilinir) serbest bırakarak iltihaplanmayı başlatabilirler.</p>



<p id="block-ddf0bb5b-add5-4ba5-be87-d0412e2c9b13">Vücut daha sonra fibröz dokularının oluşturulmasına yardım eden <strong>fibroblastlar</strong> gönderir. Fibroblastlar ise bağların daha güçlü ve sıkı olmasını sağlayan bir protein olan <strong>kolajeni</strong> salgılar. Daha güçlü bağlar eklemlere daha çok destek sağlayarak genellikle ağrıyı hafifletir.</p>



<p id="block-91d757af-ca52-4641-b3ce-92933fa242d1">Tedavi seanslarının uzunluğu tedavi edilen bölgeye bağlı olarak değişir. Örneğin hasarlı bir dirseğin tedavisi sadece bir alana enjeksiyon gerektirirken, boyun ya da sırt gibi daha geniş bölgelerin tedavisi daha fazla enjeksiyon gerektirir. Dirsek tedavisinde sadece birkaç defa enjeksiyon yapılsa da sırt için tek bir tedavide gereken enjeksiyon sayısı 50’ye kadar çıkar.</p>



<p id="block-a42da093-1bf7-442e-a917-675d23ff9748">Enjeksiyon sayısı artıkça, tedavi süresi de uzar. Tedavi genellikle 2 veya 3 hafta aralıklarla gerçekleştirilen 3 ila 6 arasında değişen sayıda seans gerektirir. Bazı uygulayıcılar tedavi seansları arasında 4 ila 6 haftalık boşluklar bırakır.</p>



<p id="block-0db53872-25a9-4153-ba7e-604ac679389b">Terapinin ardındaki görüş 2000 yıl öncesine, omuz yaralanması geçiren askerleri tedavi etmek için bu yöntemi kullanmış olan Hipokrat’a kadar tarihlendirilir. Ancak Hipokrat, iltihaba neden olması ve vücudun kendisini onarmasını teşvik etmesi için omuz eklemine enjeksiyon yerine, kızgın demir batırma yöntemini (dağlama) kullanmıştır.</p>



<p id="block-0ed1fec3-b37f-4cbd-9120-c9d21e98c441">Proloterapinin enjeksiyon kullanımı <strong>Hyman Irving Biegeleisen</strong> tarafından geliştirilen ve varisli toplardamarları iyileştirmek için kullanılan bir tedavi olan skleroterapiden geliştirilmiştir. Proloterapinin öncüsü görülen George Hackett, 1950’lerde bu tedavi konusunda deneyler yapmış ve işlemin faydalarını duyurmuştur.</p>



<p id="block-e00d17f4-e516-4432-b9d0-e459ccaa5efd">Proloterapi kronik boyun ve sırt ağrılarını, artritten kaynaklanan eklem sertliği, baş ağrısı, fibromiyalji, spor yaralanmaları, karpal tünel sendromu ve kısmi tendon, bağ ya da kıkırdak yırtıklarını tedavi etmek için kullanılmıştır. Bir klinikte uygulanabilen, hastayı anestezi almaktan ya da ameliyat sonrası uzun iyileşme dönemlerinden koruyan cerrahi olmayan bir işlem olması, proloterapinin başlıca faydasıdır. Ayrıca ameliyattan daha ucuzdur.</p>



<p id="block-532549fd-1649-4536-b09b-7d81b4b5cafb">Tek bir proloterapi tedavisinin maliyeti 130 ila 300 TL arasında değişir, ancak birden fazla tedavi gerekli olabilir. Dahası proloterapide, omurgada sabitlik yaratmak amacıyla omurların birbirine kaynaştırıldığı boyun ameliyatında olduğu gibi hareket kabiliyetinde kayıp yaşanmaz. Proloterapinin bir diğer faydası da hastanın ilaç kullanmasını gerektirmemesidir. Hastalar ağrı kesicilerin maliyetinden ve yan etkilerinden kurtulmuş olur.</p>



<p id="block-eb08160a-eba4-40b0-914f-bca17ea41806">Rahatsızlığı azaltmak için tedaviden önce analjezik ve sakinleştirici ilaçlar verilebilir. Ancak çoğu hasta işlemden sonra araba kullanmalarına engel olacağı için sakinleştirici kullanılmasını istemez. Pek çok hekim deri hassasiyetini azaltmak için topikal dondurucu spreyler, buz torbaları veya anestetik kremler kullanır. İşlemden önceki saatlerde hastalara bol su içmeleri önerilir çünkü bu hücre hidrasyonuna yardımcı olur.</p>



<p id="block-b2f8d2a2-02cc-4b01-924a-1e2695958c9e">Bütün işlemlerde olduğu gibi proloterapinin de bazı riskleri vardır. Hastalardan bir izin ve feragat belgesi imzalaması istenir. Tedavi vücuda iğne batırılmasını gerektirdiğinden, tedavi edilen alana bağlı olarak atardamarlarda, sinirlerde ve hatta akciğer dokusunda yırtılma oluşması ihtimali vardır. Bazı hastalar enjekte edilen maddeye alerjik reaksiyon gösterebilir.</p>



<p id="block-da7825b6-2041-4fe2-af29-2f91ba1af47d">En yaygın yan etkiler arasında enjeksiyon esnasında ağrı, sonrasında ise hassasiyet ve sertlik yer alır. Hastalara ibuprofen gibi iltihap önleyici ilaçlar almamaları önerilir çünkü bu tür ilaçlar proloterapinin gerçekleştirmeyi amaçladığı iyileşme sürecini engeller.</p>



<p id="block-dbfeb3df-2f7e-4076-8307-b90fc6de957a">Alternatif Tıp Ağı’na göre, yapılan araştırmalar proloterapinin tedavi edilenlerin %92’sini iyileştirdiğini göstermiştir, ancak terapi yeterince denenmemiştir.</p>



<p id="block-979dd327-8bcc-466c-8a81-53f08b8c5a6c">Terapinin muhalifleri proloterapistlerin iğneleri nereye yapacaklarına nasıl karar verdiklerini sorgular çünkü bağlardaki zayıflama röntgende görünmeyecektir. Bazıları ise, maddenin sinirlere çok yakın bir yere enjekte edilmesi durumunda, sinir sisteminde hasar meydana gelmesinden korkmaktadır. 1950’lerde Lancet dergisi tedavinin ardından üç paralizi ve iki ölüm vakası gerçekleştiğini bildirdiğinde, proloterapinin şöhreti de lekelenmiş ve bunu yıllarca telafi edememiştir. 2000’lere ulaşıldığında bu tedaviyi sadece 400-500 Amerikalı doktor uygulamaktaydı.</p>



<p id="block-09a64b1f-9903-437f-a84f-19ad74add9d8">Headache’in 1997 Nisan sayısında New York Rochester&#8217;dan Dr. Irwin Abraham, proloterapi ile kronik baş ve boyun ağrısının iyileştirilmesi üzerine gerçekleştirilen bir çalışmanın ilk bulgularını yayımlamıştır. 17 hastanın 11&#8217;i tedavinin ardından belirtilerinin azaldığını ya da iyileştiğini bildirmişti. İki yıllık süren takip esnasında, 11 hastadan 9’u tam iyileşme, 1’i kısmi iyileşme, 1’i de belirtilerin nüksettiğini bildirmiştir.</p>



<ol class="wp-block-list" id="block-098afbec-752d-4039-ba4d-4a217efd971e"><li>Proloterapi; ağrıyı kesme değil, nedenlerini tedavi ederek ağrıyı tamamen ortadan kaldırma tedavisidir.</li><li>Proloterapi; eklem, tendon ve ligamentlere yeniden hayat verme tedavisidir.</li><li>Proloterapi ile hasarlı dokular vücudun tamir mekanizması tarafından iyileştirilir.</li><li>Proloterapide kullanılan solüsyonlar tamamen doğal olup vücuda kimyasal madde enjekte edilmez.</li><li>Proloterapi ameliyata gerek kalmadan birçok ağrı nedenini tedavi eder.</li><li>Proloterapi ile yüzgüldürücü sonuçlar aldığımız başlıca hastalıklar şunlardır; baş ağrıları, boyun ağrıları, sırt ve bel ağrıları, kol ağrıları, kalça, ayak ve bacak ağrıları. Boyun kireçlenmesi, kalça ve diz kireçlenmesi, bel ve boyun fıtıkları, menisküs yırtıkları, diz bağlarındaki yırtıklar, ön çapraz bağ yırtıkları, kemik erimesine bağlı ağrılar, femur başı aseptik nekrozu, sinir sıkışması sendromları, ameliyat sonrası geçmeyen bel, boyun fıtığı ağrıları, eklemlerin kireçlenmeleri,topuk dikeni, fibromyalji, pubis, donmuş omuz, omuz ağrıları, omuz yırtıkları, tenisçi dirseği, golfçü dirseği, siyatik, ağrılı tetik noktalar, bel eğriliği ağrısı, spor yaralanmaları vs…</li><li>Proloterapi ile ağrılarınızdan kalıcı olarak %90 oranında kurtulmanız mümkün.</li><li>Proloterapi ağrılarınız nedeniyle ameliyata giden yolda son çıkış noktasıdır.</li><li>Proloterapi ile ağrısız yaşama merhaba. Ağrıyla yaşamak kaderiniz değil.</li></ol>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-83a1cc73-2673-4565-a95a-f90a18963805">PRP tedavisi</h2>



<p id="block-10abb3b9-ec4c-4222-ae78-d026b29cb380">Trombositten zengin kan hücreleri ile yapılan bir tedavi yöntemidir. PRP&#8217;nin açılımı <em>Platelet Rich Plasma</em>&#8216;dır (Platelet <em>Trombosit</em> zengini plazma).</p>



<p id="block-1995ddd4-218b-444d-8171-4ebb28b82ba6"><strong>Nerede Kullanılır?</strong></p>



<ul class="wp-block-list" id="block-c899075a-5463-4688-9f65-fc58178b3495"><li>Saç iyileştirme</li><li>Yüz reformasyonunda (kırışık, cizgi, sarkma, leke, sivilce, çatlak, gözaltı morluk)</li><li>Güneş lekesinin silinmesinde</li><li>Topuk dikeni ve tendon hasarı durumlarında</li><li>Artrit. Diz, dirsek ve omuz iltihabı ve kireçlenmesi (osteoartrit)</li><li>Menüsküs yırtılması</li><li>Kas romatizması</li><li>Tenisçi dirseği (Tennis elbow)</li></ul>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-7bc70cce-70a0-4c0f-a860-77b9d2af39b8">Tedavi Süresi</h3>



<p id="block-d543e586-eb07-4857-aa3e-d48c07a54fcd">Normal şartlarda 2 haftada bir 3 seans yapılabilir. İşlemde hastanın kendi kanı alınır ve tekrar enjekte edilir. Dolayısıyla bulaşıcı hastalık veya alerjik durumlar görülmez. PRP kanser hastaları, gebelerde ve Otoimmün hastalığı olanlarda uygulanmaz.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-b9c04834-e763-4e5e-98f5-b8c37a0c920e">Ozonlu PRP tedavisi nasıl yapılır?</h2>



<p id="block-5a26cc52-e594-4917-a054-0666edd6eba4">Vücudunuzdan alınan trombositler küçük iğnelerle hasarlı bölgelere tekrar enjekte edilir. Hastadan 10 cc kan alınır ve santrifüj cihazıyla plateletler ayrıştırılır. İşlem süresi 30 dakikadır.</p>
<p><a href="/proloterapi-nedir-ne-zaman-yapilir/">Proloterapi Nedir? Ne zaman yapılır?</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Topuk Dikeni ile vedalaşın! İşte Kalıcı Çözüm 2021</title>
		<link>/topuk-dikeni-ile-vedalasin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doktorca]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2020 20:27:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">/?p=224</guid>

					<description><![CDATA[<p>Topuk dikeni topuğun alt kısmında oluşan ve yüksek oranda kalsiyum içeren kemik uzantısıdır. Ayak röntgen grafisinde (X-ray) adeta büyük bir dikeni andıran görüntüden dolayı da &#8220;Topuk Dikeni&#8221; olarak bilinir. Latincede Calcaneal Spur, Kalkaneal Spur, Calcaneal Epin denir. Bazen bu durum röntgende görülmez ve &#8220;Topuk Dikeni Sendromu&#8221; olarak adlandırılır. Topuk dikenleri çoğu zaman ağrısız sızısız olsa ... <a title="Topuk Dikeni ile vedalaşın! İşte Kalıcı Çözüm 2021" class="read-more" href="/topuk-dikeni-ile-vedalasin/" aria-label="Read more about Topuk Dikeni ile vedalaşın! İşte Kalıcı Çözüm 2021">Devamını oku</a></p>
<p><a href="/topuk-dikeni-ile-vedalasin/">Topuk Dikeni ile vedalaşın! İşte Kalıcı Çözüm 2021</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p id="block-62d9aed0-b661-43fb-b7d4-e5fb48513eba">Topuk dikeni topuğun alt kısmında oluşan ve yüksek oranda kalsiyum içeren kemik uzantısıdır. Ayak röntgen grafisinde (X-ray) adeta büyük bir dikeni andıran görüntüden dolayı da &#8220;Topuk Dikeni&#8221; olarak bilinir.</p>



<span id="more-224"></span>



<p id="block-d7b30c8a-a8ec-44e1-8385-eee72115cc66">Latincede <strong>Calcaneal Spur</strong>, Kalkaneal Spur, <strong>Calcaneal Epin</strong> denir. Bazen bu durum röntgende görülmez ve &#8220;Topuk Dikeni Sendromu&#8221; olarak adlandırılır.</p>



<p id="block-91b0236d-702f-42e7-8851-9413a284eccd">Topuk dikenleri çoğu zaman ağrısız sızısız olsa da bazen çok ciddi ve dayanılamaz ağrılara neden olabilir. Bu ağrıların nedeni aslında topuktaki dikene eşlik eden ve topuk kemiğini (heel) ayak tabanına bağlayan zarın ve bağdokusunun iltihaplanmasından kaynaklanır (plantar fasciitis)</p>



<p id="block-399fd921-ecdc-4e3f-8d14-0302e1b490b0">Tedavide ayak egzersizleri, özel ortotik tabanlık ve topukluklar, anti-inflamatuvar ilaçlar ve kortizon (steroid) iğne enjeksiyonu yer alır. Bu uygulamalara rağmen devam eden şikayetler için cerrahi müdahale düşünülebilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/topuk-dikeni-film.jpg" alt="Topul dikeni X-ray filmi" class="wp-image-226" width="600" height="462" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/topuk-dikeni-film.jpg 600w, /wp-content/uploads/2020/12/topuk-dikeni-film-300x231.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption>Topul dikeni X-ray filmi</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-a7758bf4-0afc-4ebb-962f-65389f6deeb9"><strong>Topuk dikeni Sebepleri</strong></h2>



<p id="block-59fc9bae-d9b3-441b-940a-835c37b1a1c1">Kalsiyumun topuk kemiği üzerinde tortu ve katmanlar halinde birikimi ve topuk dikeni şeklinde kemiksi uzantı oluşturması uzun zaman gerektirir, çoğu zaman yıllar bazen de aylar. Topuk kısmında dikenin oluşmasında rol oynayan faktörler arasında ise:</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-200188a3-727b-478b-851b-58261b1e03a3"><li>ayak kasları ve ligemantlerin zorlanması,</li><li>ayak tabanı bağdokusunun gerilmesi (plantar fascia),</li><li>topuk kemiğini saran örtünün (memberan) tekrarlayan yırtılması</li></ul>



<p id="block-34f21916-8fc4-4e2c-8175-d911b831ae33">Topuk dikeni durumu sıklıkla spor yapanlar ve atletlerde görülür özellikle koşu ve atlama aktivitelerin yoğun olduğu türlerinde.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-544b8d78-c902-4507-97b0-f10392f113c5">Topuk Dikeni için Risk Faktörler</h2>



<p id="block-e7635f40-168e-4ca1-ab5b-fc41baf69504">Topukta diken oluşumunu tetikleyen faktörlerden uzak durarak bu durumu korunmak mümkündür. Tespit edilen ana faktörler ise: (Topuk Dikeni Nasıl önlenir &#8211; korunma)</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-6d3546b2-1d0d-4933-9975-993ab5fdf735"><li>Yürüyüş bozuklukları</li><li>Sert zeminlerde koşmak, yürümek, atlamak, zıplama</li><li>dar veya kötü oturan ve özellikle yetersiz kemer desteği olan ayakkabıları</li><li>aşırı kilo ve obezite</li><li>Yaşlılık ile birlikte ayak tabanı bağdokusu esnekliğinin azalması ve koruyuc yağ tampon tabakasının incelmesi</li><li>Şeker Hastalığı (Diyabet)</li><li>Uzun süre ayakta durmak</li><li>sık sık ve kısa süreli yaşanan fiziki aktiviteler</li><li>Düz taban (düz ayak), yüksek ayak kemeri</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-6fff482f-6429-4c8b-8134-12aec3e607d1"><strong>Belirtileri</strong></h2>



<p id="block-4bd0b06f-10e5-479f-8031-d77f8dd44601">Topuk Dikenleri genelde ağrısızdır. Dikene bağlı bölgede oluşan yumuşak doku iltihabı ve bağdokusunda tekrarlayan yırtılma ve gerilmeye bağlı ara ara kronik ve giderek artış gösteren ağrılar oluşabilir. Bu ağrılar genelde sabahların erken saatinde hatta ilk yataktan kalkıp ayak üstüne durulduğında hissedilir.</p>



<p id="block-0947c070-7739-4e42-a132-43ad24a27e23">Bu durumu yaşayanlar topuk kısmına adeta bir bıçak veya çivi saplanır gibi bir ağrı olduğunu anlatır. Günün ilerleyen saatlerinde bu ağrılar hafifler ve tatsız tarifi zor müphem bir sızı devam eder. &nbsp; İlerleyen vakalarda ise yürüme bozukluğuna bile neden olabilecek ağrılar meydana gelebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="block-9e2399d1-e3c3-47a9-b6ce-c17bb302bf6e"><strong>Topuk Dikeni için Tedavi Seçenekleri</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-4ff7e292-b143-4687-b92f-548b9db94e29">Cerrahi olmayan (medikal) Tedavi Yöntemleri</h3>



<p id="block-caac0ee9-f156-44af-8a16-c893005663c4">Topukta oluşan dikene bağlı ağrılar için istirahat ve ayakları dinlendirmek iyi bir çözüm olmayabilir. Çünkü genelde ağrılar yürüyüş yaptıkça azalır. Dolayısıyla tempolu ve düzenli yürüyüş önerilir. Uzun süreli yürümek ve/veya yürümemek şikayetleri tetikleyebilir. Bir aydan daha fazla topuk dikenine bağlı devam eden şikayetleri için bazı konzervatif yöntemler uygulanabilir. Örneğin:</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-a7e90887-daf0-4699-aded-ce57523b006c"><li>Ayak için esneme egzersizleri</li><li>Ortotik, ortopedik ayakkabıları</li><li>Stresli kasları ve tendonları dinlendirmek için bantlama veya çemberleme</li><li>ayakkabı içine yerleştirilen silikon tabanlık, topukluk ve diğer protezler</li><li>Fizik tedavi uygulamaları</li></ul>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/silikon-topukluk.jpg" alt="topuk dikeni silikon topukluk" class="wp-image-227" width="250" height="250" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/silikon-topukluk.jpg 250w, /wp-content/uploads/2020/12/silikon-topukluk-150x150.jpg 150w, /wp-content/uploads/2020/12/silikon-topukluk-120x120.jpg 120w" sizes="auto, (max-width: 250px) 100vw, 250px" /><figcaption>topuk dikeni silikon topukluk</figcaption></figure>



<p id="block-020ea6dd-3d06-4ff2-8919-e281761fa7b2">Ağrıları ve bölgede oluşan inflamatuvar olayları azaltmak için bazı anti-inflamatuvar ilaçlar kullanılabilir örneğin asitamenofen, ibuprofen, naproksen, vb. Bazı hastalarda örneğin Biyomekanik dengesizliklerde fonksiyonel ortotoksik cihazlar kullanılabilir.</p>



<p id="block-029d2ada-b756-420d-a105-6f8c85272ad6">Bu seçeneklere rağmen devam eden ağrılarda bölgedeki inflamasyonu azaltmak amacıyla lokal olarak topuk kısmına ve özellikle topuk dikeni hizasına kortizon (steroid) iğneleri uygulanabilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="/wp-content/uploads/2020/12/topku-dikeni-tendinitis.jpg" alt="topuk dikeni kortizon enjeksiyonu" class="wp-image-228" width="400" height="397" srcset="/wp-content/uploads/2020/12/topku-dikeni-tendinitis.jpg 400w, /wp-content/uploads/2020/12/topku-dikeni-tendinitis-300x298.jpg 300w, /wp-content/uploads/2020/12/topku-dikeni-tendinitis-150x150.jpg 150w, /wp-content/uploads/2020/12/topku-dikeni-tendinitis-120x120.jpg 120w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /><figcaption>topuk dikeni kortizon enjeksiyonu</figcaption></figure>



<h3 class="wp-block-heading" id="block-c8a37dd9-47f6-4300-91fa-eb4cb4eca61e">Topuk Dikeni için Cerrahi Müdahale Yöntemleri</h3>



<p id="block-437fd71d-1900-442b-8a94-7cd15729ec66">Aslında hastaların %90 yukarıda anlattığımız medikal yöntemlerin etkili bir şekilde uygulanmasıyla bu durumdan kurtulabilir. Yani cerrahi operasyon sadece hastaların %10&#8217;unda gereklidir. Medikal tedaviye rağmen 9-12 ay kadar şikayetleri devam eden hastalarda ameliyat söz konusu olabilir. Cerrahi müdahaledeki prensipler şöyledir:</p>



<ul class="wp-block-list" id="block-eb07008f-8a6d-411c-8bc5-386ed920c3d0"><li>Ayak tabanının rahatlatılması&nbsp;(plantar fasianın serbestleştirilmesi)</li><li>Topuk dikeninin çıkartılması</li></ul>



<p id="block-5776bbc1-519a-43c2-9b6a-3c78248f8b61">Ameliyat öncesi adayların belirlenmesi için bazı testler yapılabilir. ameliyat sonrası istirahat, buz uygulaması, ayağın yükseltilmesi, gibi durumlara dikkat edilmelidir. Bazen belli bir süre özel bandajlar, ayakkabıları silicon topukluk kullanılabilir.</p>



<p id="block-af1e8551-3986-41c0-aa19-ded24e0a8b65">Ameliyatla ilgili yaşanabilecek bazı komplikasyonlar meydana gelebilir, örneğin, sinirsel ağrı, enfeksiyon, skar oluşumu, dengesizlik, ayaklarda kramp, stres kırığı ve tendinitis.</p>
<p><a href="/topuk-dikeni-ile-vedalasin/">Topuk Dikeni ile vedalaşın! İşte Kalıcı Çözüm 2021</a> yazısı ilk önce <a href="/">Doktorca</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
